Cumartesi, Temmuz 30, 2011

Bhagavad Gita


Bhagavad-gita. Bir kitaba benziyor. Evet, aslında bir kitap, fakat icerisinde…

Bhagavad-gita  bundan beş bin yıl önce bir savaş alanında Krişna ve Arjuna arasında gecen konuşmalar mı? Peki öyleyse bizimle ne ilgisi var? Onlar ne konuştular ki?
Arjuna’nın bir problemi vardı. Savaşa hazırlanıyordu ve son anda, ordular savaş alanına geldiğinde artık savaşmamaya karar vermişti.
Diğer tarafta akrabaları vardı. Arkadaşları vardı. Öğretmenleri vardı. Büyük babası oradaydi. Bir anda ölümüne savaşmak fikri Arjuna’nın en son istediği şey olmuştu:
"Öldürmek doğru değil. Burada olması gereken bu değil. Buradan uzaklasmalıyım ya da onların beni öldurmesine izin vermeliyim. . ."
Kulağa hoş geliyor. Arjuna barışçı bir kişiydi. Kimseye zarar vemek istemiyordu. Fakat arkadaşı Krişna’nin tamamıyla farklı bir bakış açısı vardı.
Şöyle dedi, "Arjuna, her şeyden önce sen bu beden degilsin. Ruh ve beden farklıdır. Ruhu öldüremezsin. Buradaki hiç kimsenin var oluşları sona ermeyecek. Ne sen, ne ben, ne de tüm bu savaşçılar. . .

"Aynı zamanda buradaki herkesin ölümü benim planım: en azından geçici bedenlerinin sonu geldi ve ben bunu zaten ayarladım. Zaten olmuş bir sey bu.
Tek yapman gereken bu olayda bir araç olmak."
Sonrasında Krişna, Arjuna’ya her şeyi açıklar. Ama gerçekten her şeyi! Ruhun doğasını. Ruhun bedenden nasıl farklı olduğunu. Bütün bu ebedi ruhların geçici bedenlerden gelip geçtiğini. Bu dünyada ne yapmamız gerektiğini. Burada sonsuza kadar kalıp, kalmayacağımızı.Tanrı’nın kim olduğunu ve bütün bunlar hakkında ne dediğini…
Bhagavad-gita, edebi olarak, Tanrı’nın ezgisi demektir. Krishna bunu olduğu gibi söyler. Her zaman konuyla ilgilidir. Sorularınız, en azından gerçekten felsefik açıdan iyi olan sorularınız var mı? Bhagavad-gita’nın tüm bu sorularınıza verecek gerçekten sağlam felsefik cevapları vardır.
Bhagavad-gita, Özgün Haliyle A.C. Bahktivedanta Swami Prabhupada çevirisi ve yorumlarıyla Türkçemizde de mevcut bir kitap. Her pazar günü 18.30’da Govinda Istanbul’da (www.govindaistanbul.com) bir bölüm okuyarak üzerine konuşuyoruz. Bu konu ilginizi çekiyor ise kaçırılmayacak bir fırsat!
Bir kitaba benziyor ama çok daha fazlasını ifade ediyor. Aslında tümüyle bir yaşam tarzı…

Pazar, Temmuz 03, 2011

Tatli Heyecan - Ratha Yatra Festivali


Önümüzdeki hafta Budapeşte'ye Ratha Yatra Festivali'ne gidiyorum. Oradan da Krişna Vadisi'ni ziyaret edeceğim. Aslında Macaristan'a gidişimin bir başka nedeni de var fakat henüz sonuçlanmadığı için henüz paylaşmıyorum. Döndüğümde sürprizim olabilir.   Ratha Yatra Festivali Vaişnava geleneğindeki en renkli festivallerden bir tanesidir. Jagannath, Baladeva ve Subadhra Murtileri mebedden çıkarak şehirde tura çıkarlar. :) Bu festivalin aslı her yıl Puri'de binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşir. Şrila Prabhupada sayesinde bu festival sadece Hindistan'da değil, ISKCON organizasyonu ile tüm dünyada gerçekleşmektedir. Belli mi olur günün birinde belki Türkiye'de de tanık oluruz bu festivale. Çok renkli gözüken bu festivalin ayrıca çok derin de felsefi anlamı vardır. Bunu da sizinle paylaşmak isterim. 

             
Ratha-yatra’nın Gizli Anlamı
Zamanında Rab Krişna bir kral olmasına rağmen, çocukluğunu Vrindavan köyünde geçirdi. Orada çoban erkek ve kız çocuklarla oyunlar oynadı ve hepsinin içinde Radharani en sevdiğiydi. Krişna Dvaraka kralı olmak üzere Vrindavan’ı terk ettiğinde, Shrimati Radharani’nin kederinin evrende bir benzeri yoktu. Asla bir gün Ona döneceği umudundan vazgeçmedi. Bu şekilde, vipralambha-bhava veya “ayrılıkta aşkın ruh hali” olarak bilinen çok özel transandantal özlemin keyfine vardı.
Bir keresinde Krişna kralken, kuzey merkezi Hindistan’da kutsal bir yer olan Kurukshetra’nın ücra bir köşesinde, Radharani ve arkadaşlarına rastladı. Ama Radharani, Krişna’yı tüm zenginlik ve ihtişamıyla kraliyet giysileriyle görünce, Onu bir zamanlar tanıdığı sade çoban çocuk olarak görmeyi arzuladı. Onu Vrindavan’a geri götürmeyi istedi. 
Bu, Krişna’yı Vrindavan’ın yakınlığına geri götürme arzusunun oluşturduğu ruh hali, Ratha-yatra festivalinin mahrem temasıdır. Adananlar Ratha-yatra arabalarının uzun dayanıklı iplerini çekerken, Krişna’yı Vrindavan topraklarına, kalplerine geri çekmektedirler.Radha ve Krişna, Chaitanya Mahaprabhu olarak bedenlendiler ve bu şekilde onun bedeninde tekrar birleştiler. Buna karşın Jagannath Puri’de geçirdiği son yıllarında, Rab Chaitanya Radharani’nin ruh halini ortaya koydu ve Radha ve Krişna’nın ayrılığının oluşturduğu ilahi trajedi için sonsuz kedere boğuldu.
Her yıl Jagannath Puri’de, Rab Chaitanya Ratha-yatra festivalini, Radharani’nin Krişna’yı Vrindavan’ın sade kırsal atmosferine geri çekme ruh haliyle yaşadı. Mahaprabhu, bu ayrılık duygusunun gerçekte Krişna’nın varlığına ve nihai olarak en yüksek mutluluğa yol açtığını öğretti. Bu Ratha-yatra’nın gizli anlamıdır.



Şri Jagannath, Baladeva, Subadhra ki Jaya! 
Şrila Prabhupada ki Jaya! 

Sevgilerimle,

Salı, Haziran 21, 2011

Elmalı Çatni Tarifi

Bugün sizlerle Hint mutfağından çok sevdiğim bir tarif paylaşmak istedim.  

Bu mesajı okuyanlardan bazılarınızın çatni de nedir diye soranlarınız olacağını bildiğimden bu yan tabak hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Çatni çeşitleri ana yemeklere lezzet verir ve canlı renkleriyle sofraları canlandırır. Çatni pişmiş ya da taze olarak hazırlanabilir. Pişmiş çatniler bazen sebzelerden ve çoğunlukla da meyvelerden hazırlanır. Malzemelerin birbiri içinde absorbe olması ve çatninin kalınlaşabilmesi için uzun süre pişirmek gerekir. Taze çatniler pişirilmez. Taze malzemelerin dövülerek düzgün bir macun kıvamına gelmesiyle yapılır. Taze ya da pişmiş olsun tüm çatniler hem tatlı hem de acıdır. Aynı zamanda iştah açar ve sindirime yardımcı olur. Şrila Prabhupada şöyle demiştir: “İyi bir çatni o kadar acıdır ki zorlukla yersiniz fakat o kadar tatlıdır ki karşı koyamazsınız.” Bir yemek yanında bir-iki tatlı kaşığı ile pilavın yanında servis edilebilir. 



Pratikte her hangi bir elma çeşidinden iyi bir çatnisi olacağında şüphem yok. Sert, olgun olan elmaları seçin ve çok büyük olanları almaktan kaçının. Bu tarifi kullanarak şeftali, kayısı, mango ve böğürtlen gibi diğer meyvelerden de çatni yapabilirsiniz. Dilerseniz hing (şeytan tersi) kullanmayabilir ve damak zevkinize göre kuru çili biberi kullanabilirsiniz. 

Malzemeler:

• 6 tane orta boy elma
• 4 çorba kaşığı sıvı yağ
• 2 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil
• 2 tane 5 cm uzunluğunda çubuk tarçın
• 1 çay kaşığı anason tohumu
• 2 ya da 3 adet dövülmüş çili biberi kurusu
• 5 tane karanfil
• 1 çay kaşığı zerdeçal
• 1 tutam hing (şeytan tersi)
• 4 çorba kaşığı su
• 4 çorba kaşığı esmer şeker

Hazırlanışı:

Elmaları yıkayın, soyun ve çekirdeklerini ayıklayın. Sonra elmaları küçük parçalara kesin. Sıvı yağı bir derin bir tavada ya da tencerede kızartın. Yağ kızdığında zencefil, çubuk tarçın, anason tohumu, çili biberi ve karanfili atın. Anason tohumları kahverengileşinceye kadar ( yaklaşık 30 saniye ) kızartın. Hemen zerdeçal ve asafetidayı ekleyin, sonrasında elma parçalarını ekleyin. Elmalar kahverengileşinceye kadar 5 ya da 6 dakika karıştırarak kızartmaya devam edin. Sonra suyu ekleyin.

Tencerenin kapağını kapayın ve sık sık karıştırarak elmalar oldukça yumuşak kıvama gelene kadar 15 dakika yüksek ateşte pişirin. Tencere içinde elmaları ezin. Şekeri ekleyin, ateşi yükseltin ve çatni kalınlaşıncaya kadar devamlı karıştırın. Çubuk Tarçın ve karanfilleri çıkarın. Çatnimiz servise hazır. :) 

Sevgilerimle,

Pazartesi, Haziran 20, 2011

Yaşamın amacı nedir?


Herşey gerçekten anlamsız ve gelişi güzel olsaydı o zaman bu sorunun kendisi anlamsız olurdu. ‘Yaşamın amacı nedir?’. Fakat pratikte bazen çok açık olarak görülmese de her şeyin bir sebebi olduğunu deneyimleriz:
“Mutfağı kim böyle dağınık bıraktı?” (birisi yaptı)
“Ben değil.” (Ben olduğumu kabul etmek istemiyorum)
“Neden?” diye sormak bizim birşeylerin arkasında bir amaç olduğunu kabul etmemize yatkınlığımızı gösterir ve bir bilinç (ya da kişi) amacın arkasındadır.
Bir keresinde gazetecenin birisi Şrila Prabhupada’ya yaşamın amacı hakkında sorar ve Prabhupada’nın hızlı cevabı şu şekildedir: “Hayatın amacı keyif almaktır.”
anandamayo ‘bhyasat

Bizim spiritual doğamızın gerçek amacı zevki aramaktır. Herkesin yaptığı da budur.  Vedalar yaşamın amacı hakkında detaylıca bilgi verir: Krişna, Yüce Hoşlanıcı tüm sebeplerin sebebidir ve sınırsız keyifli ilişkiler içine girmek için kendisini limitsiz olarak yayar. Kirşna’nın yaptığı budur.
Eğer keyif almak istiyorsak, temel olarak iki yol vardır:
1) Ben merkezli yaklaşım
2) Mutlak Hakikat merkezli yaklaşım
İkinci yolda nihai bir yaratıcı ve yönetmeni kabul ederek, nihai amaç ile uyum içinde hareket etmeye bhakti-yoga; gerçek spiritual yaşam denir. Bunun sonuçları gerçekte sonsuz keyiftir.
Birinci yolda Tanrı kavramı ve nihai amaç yoktur ya da herşey benim hakkımdadır ve herşeyin benim istediğim şekilde olmasını ümit etmek vardır. Bunun sonucuda kısa surely mutluluklar ve sona erdiğinde depresyonlar kaçınılmazdır. Bu materyalistik yaşamdır.
Bu konu hakkında dahafazla bilgi için İngilizceniz var ise şu linke tıklayabilirsiniz: Bhagavad-gita, Chapter 15, verse 7 Veya bana ulaşarak Türkçe Bhagavad-Gita edinebilirsiniz.
Seviglerimle,

Pazar, Haziran 12, 2011

Adi Purusha Prabhu ile Türkçe Şrimad Bhagavatam Söyleşileri


Geçtiğimiz hafta Ukrayna’dan bir misafirim vardı.  Adi Puruşa Prabhu yoğun temposu içinde bizleri ziyaret etti. Kendisi Hindistan, Vrindavan’da VIHE (http://vihe.org/)  enstitüde eğitmenlik yapan Vedalar üzerine çok bilgili bir insan. Aynı zamanda çok iyi de bir kişi. 6-7-8-9 Haziran günleri Govinda İstanbul’da çok keyifli sohbetler ve paylaşımlarda bulunduk. Şrimad Bhagavatam’ın kendi ana dilimizde Türkçe bulunması bizler için büyük bir şans. Hem Adi Puruşa’nın anlattıklarını takip edebilme şansımız oldu, hem de Vedalar ile ilgilenen kişiler için inanılmaz derin bir kaynağa sahip olmuş olduk.

Söyleşilerimiz özetle Yüce Kişi ile bağlantımız, onunla olan bağlantımızı nasıl tekrar canlandıracağımız, yoga sistemleri, Şrimad Bhagavatam tanımlamaları, maha mantranın önemi, insanların egoları, en güçlü maddi güdülerimiz, ölüm ve korkularımız, Vedalara gore diğer gezegen sistemleri hakkında idi. Karşılıklı soru cevaplar sonrasında da mantra meditasyon uygulamaları yaptık hep beraber. Keyifli anları, keyifli insanlarla paylaştık. Çok güzel ruhlarla tanıştık. Umarım Adi Puruşa Prabhu yakın zamanda bizleri tekrar ziyaret eder ve hoş sohbetini çok özletmez.

Sevgilerimle.     

Salı, Mayıs 31, 2011

Türkçe Şrimad Bhagavatam



Bir kaç önceki yazımda vedik literatürünün özü kabul edilen Şrimad Bhagavatam’dan bahsetmiştim. Benim ve bazı arkadaşlarımızın rüyasıydı Şrimad Bhagavatam’ı kendi ana dilimizde okumak. Şri Guru ve Gauranga’nın merhametiyle spiritüel rüyalar gerçekleşebilir. Uzun süren bir çalışmanın meyvesini aldık ve Şrimad Bhagavatam, Birinci Şarkı – birinci bölümü Türkçe olarak basıldı. Nasıl mı oldu? Bahar festivali için Macaristan, Krişna Vadisi’ni ziyarete gitmiştim. Arkadaşlarım Şebnem, Engin ve Grace’te bana eşlik ettiler ziyaretimde. Maalesef çok istememize rağmen çeviri hizmetinde çok ciddi çalışan Nilüfer Mataji bizlere katılamadı. Bu çeviri kendisinin çok ciddi bir emeğidir. Ayrıca, Macaristan yatrasından Sundara-rupa Prabhu bize her zamanki gibi inanılmaz destek olarak, tam zamanında kitabı baskıdan çıkardı. Gaura Şakti Prabhu’nun yaptıklarından bahsetmeye bile gerek yok. O olmasa her şey rüya olmaya devam edecekti.
Gaura Şakti Prabhu festivalden bir gün önce odasına çağırıp baskıdan çıkmış kitapları gösterdiğinde nefesim kesilmiş ve söyleyecek bir kelime bulamamıştım heyecandan. Hala önümdeki baskıya baktıkça aynı heyecanı hissediyorum. Bu kesinlikle Şrila Prabhupada ve Şri Caitanya Mahaprabhu’nun merhametidir.
Manevi öğretmenim HH Srila Şivarama Maharaj’ın Vyasa Puja kutlaması gününde çok heyecanlanmıştım. Öğleden sonra Gaura Sakti Prabhu, Adi Radhika Mataji, tatlı kızları Hladini & Padma ve ben ilk Türkçe Şrimad Bhagavatam kopyasını Guru Maharaj’a sunduk. Unutulmaz bir andı. Gurudeva kitabı eline aldığında çok mutluydu. Daha sonra bu sene aldığı en güzel Vyasa-puja hediyesinin bu kitap olduğunu söyledi.
Artık Türkçe konuşan insanlar da Tanrının Yüce Şahsiyeti, Şri Krişna hakkında derin felsefi anlayışa sahip olma şansına sahipler. Bu kitaptan edinmek isterseniz lütfen benimle bağlantı kurun.

Şrimad Bhagavatam ki Jaya! Transandantal kitaplar ki Jaya! Şrila Prabhupada ki Jaya!

Sevgilerimle,

Pazar, Mayıs 29, 2011

Krişna Vadisi'nde Bahar Festivali

Türkiye’den dört kişi bahar festivali zamanı Vadi’yi ziyaret ettik. Kirşna Vadisi bir toplum, bir kültür, oraya gidenlerin kalbini çalan bir yaşam biçimidir. Neden? Bu çok adil bir soru. Neden bir kimse Krişna Vadisi’ne gitmelidir? Dünyada insanların tatil, eğlence için gidebileceği bir sürü güzel yer varken, neden burası? Krişna Vadisi’ne gelenler  evlerine geldiklerini hissederler. Krişna Vadisi’nin eski bir kültüre ait nesnelerin görüldüğü bir müze değil; burada yaşayan herkesin günlük yaşantısında uygulamak istediği değerleri uyguladığı bir yerdir. Krişna Vadisi sadece Avrupa’da değil tüm dünya genelinde sıradışıdır ve “Yüksek düşünmek, basit yaşamak” sloganı ile gastronomi, tarım ve inek koruması programı, giyim, mabed ibadeti ve müzik gibi hayatın her tarafına nüfuz etmektedir.


Girişte iki tane dev, 4 metre yüksekliğinde taş fillerin ziyaretçileri karşılamak için bekliyor. (Vedik geleneğe göre, filler şans getirir.) Sadece bir kaç adım ötedeki gölette Jaipur stili büyük kameriyelerin muazzam atmosferinde, günlük sıkıntı ve problemlerlerinizi hemen unutabilirsiniz.
Buradaki yaşama bir anlık bakışa sahip olabilir, Tanrı’nın Şahsı Krişna (Shyamasundara)  ve ebedi eşi Radharani’yi görebilir ve mabeddeki meditasyon prpgramlarına katılabilirsiniz. Dilerseniz Govinda restroranında özel Hint stili bir akşam yemeğinin tadını çıkarabilir ve sevdikleriniz için köyde imal edilen ekolojik ürünlerden hediyeler alabilirsiniz.

Genellikle kesimhanelerden kurtarılmış olan koruma altındaki (ISCOWP) yaklaşık elli adet inek, sığır ve buzağıları Goshala’da ziyaret edebilirsiniz. Burada inekler o kadar mutlu ve kendilerine o kadar iyi bakılıyor ki yavruları olmadan süt veren ineklerle tanışma fırsatı yakalayabilirsiniz. Burada her ineğin bir ismi ve kimliği var.

Tabii ki adananlardan bahsetmeye gerek bile yok. O kadar iyi karşılanırsınız ki ben nereye geldim diye düşünmekten kendinizi alamazsınız. Gaura Şakti Prabhu ve Türk eşi adi Radhika Mataji ve minik türkler Hladini ve Padma bizleri çok iyi misafir ettiler. Çok güzel anılarla döndük Türkiye’ye. 19 Ağustos’ta bu sefer yaz festivali Janmastami zamanı dostlarımızla tekrar birlikte olmak için Macaristan’a gideceğiz. Bizlere eşlik etmek isterseniz bana yazın lütfen.


Sevgilerimle…

Pazar, Mayıs 08, 2011

Dünya Ana


Vaişnava geleneğinde yaşayan kimseler dünyaya Tanrı’nın bir enerjisi olarak saygı duyar ve annemiz olarak kabul eder. Rabbin arzusuyla, dünya ana bedenlerimizi meydana getirir ve bize yiyecek ve koruma sağlar. Giydiğimiz giyisiler, içinde yaşadığımız binalar, bu blog sayfasını okuduğumuz bilgisayarların tümü onun birimlerinden üretilmiştir. Kutsal Vedalar bizim bağımsız ilişkimizi açıklar. Eğer annemizle uyum içinde yaşar, sadece yaşayacağımız kadarını alır ve bize sağladığı her şeyi Yüce Tanrı’nın hizmetinde kullanırsak barış ve huzur artar. Bununla birlikte, dünyamızı sömürürsek, kaynaklarını kötü amaçlar için kullanırsak, hırsız oluruz ve cezalandırılmayı hak ederiz. Doğal afetler, savaşlar ve belalar artar ve bunun sonucu da kıtlık ve daha fazla ıstıraptır.
Bu sebeple, bilge kimseler günümüz çağında gezegeni beladan koruma yolunun insanlar arasında Tanrı bilincini canlandırmak olduğunu tavsiye ederler. Krişna bilinci her şeyin dünya tarafından, Tanrı’nın enerjisiyle yaratıldığını ve Tanrı’ya ait olduğunu, O’nun hizmetinde kullanılması gerektiğini anlatır. Hepimiz kardeş olarak bağlantılı olduğumuz için her birimizin, birbirimize, Dünya Ana’ya ve Tanrı’ya karşı sorumluluklarımız vardır. Bütün canlı varlıklar, insanlar, hayvanlar, ağaçlar, bitkiler, nehirler, dağlar, denizler Tanrı tarafından yaratılmıştır, kutsaldır ve bu sebeple bizim özenimizi ve saygımızı hak ederler.
Konu ile ilgilenenler için İngizilizce kaynaklardan web sitesi önermek isterim. "Save Earth Now"  yazar - Satsvarupa dasa Goswami. Ayrıca Sri Ishopanishad 1.1, Bhagavad-gita 3.12-14, ve Srimad-Bhagavatam, Fourth Canto, Chapter 18.

Anneler gününüz kutlu olsun!

Sevgilerimle…

Salı, Mayıs 03, 2011

Şrimad Bhagavatam

Vedalar çok farklı konulara değinir. Yüksek bir medeniyete ait kitaplardır ve bilginin tüm bölümlerini kapsar. Bunların arasında Şrimad Bhagavatam, Tanrı hakkındaki konularla özellikle ilgilenir. Şrimad güzel ya da zengin, Bhagavtam ise Tanrı ile ilgili demektir. Bu şekilde Şrimad-Bhagavatam‘ı 'Tanrı'nın güzel hikayesi' olarak çevirebiliriz.
Şrimad-Bhagavatam Tanrı’yı, bizlerin Onunla ilişkisini ve bu ilişkinin farkına varma yöntemlerini anlatır. 18,000 kıtası Tanrı’nın isimleri, suretleri, doğası, kişiliği, adananları, aktiviteleri, mekanları ve çok daha fazlası hakkında detaylı bilgiler verir.
Başlagıç bölümlerinden bir tanesinde Vedik literatürünün bir kısmını yazan ve gerisini derleyen bilge Vyasadeva’nın başarısına ragmen tatminizliğinden bahsedilir. Sonrasında Gurusunun talimatıyla Vedaların ağacının olgun meyvesi olarak adlandırılan Şrimad-Bhagavatam’ı yazmaya başlar.

Birçok dilde mevcut olan bu 12 şarkıdan oluşan şaheser bilgi kaynağını yakında Şrila Prabhupada yorumlarıyla birlikte Türkçe okuyabileceğiz. Gelişmelerden sizleri mutlaka haberdar edeceğim.
Sevgiler.

Salı, Kasım 16, 2010

Anne Sevgisi

Yumurtasiz elde acma baklava da mi olur demeyin. Oyle bir olur ki parmaklarinizi yersiniz. Bir insan vejetaryen olunca onceki yasantisindan sevdigi tatlari yiyemeyecegini dusunebilir. Aksine bu yiyeceklerin vejetaryen tarfileri daha da bir lezzetli oluyor. Annecigim her sene en azindan bir kere benim icin maharetli  elleriyle baklava acar. Hem de yumurtasizindan. Bu sefer amacim seyrederken hem yardim etmek, hem de ustadan bir seyler kapabilmekti. Ama bu cok ozel bir yetenek. Henuz ben ortaya cikaramadim kendimde. Annem super bir ascidir. Elbette her cocuk icin annesi en mukemmel ascidir ama bu farkli bir sey. Resimde gordugunuz sanat eseri 30 kat zar gibi acilan yufkadan ibarettir.
Annem cok saglikli olmasa da bu sahaser icin birkac saatini ve enerjisini tuketti. Anne sevgisi boyle bir sey iste. Cocugu mutlu olsun. Daimi iyi dilekcimiz, Srila Prabhupada bir annenin cocuguna duydugu  sevginin bu dunya uzerindeki en saf sureti oldugunu aciklar. Bu ruhu alabilsek ve tum tum dunya uzerinde herkes ile paylasabilsek ne harika olurdu degil mi? 

Koca tepsiyi tek basima yedigimi dusunmeyin lutfen. :) Vejetaryen arkadaslarimla birlikte tadini cikarttik. Paylasmaktan guzel bir sey var mi ki? 

Sevgilerimle,

Pazartesi, Kasım 15, 2010

Karmadan kacis yok!

Son iki gundur oldukca gerginim aslinda. Her sene kurban bayrami geldiginde benzer duygulari yasiyorum. Bugun araba kullanirken yanimdan gecen arabalarda gordugum inek ve koyunlarin caresizligi beni mahvetti. Bu tur manazaralarla karsilasmamak icin daha onceki senelerde hep yurt disina cikarak en azindan bu goruntulerden kaciyordum. Fakat bu sene Istanbul'dayim ve insanlarin can alarak kutladigi bayrami burada gecirmek durumundayim.

Aklima Srila Prabhupada'nin soyledikleri geldi bugun:


"Masum inekler ve diğer hayvanları öldürüyorsunuz fakat doğa intikamını alacaktır. Sadece bekleyin. Zamanı geldiğinde doğa tüm bu ahmakları bir araya toplayacak ve kıyım yapacaktır. Bitti. Kendi aralarında savaşacaklardır; Protestanlar ve Katolikler, Rusya ve Amerika, şu ve bu. Devam ediyor. Neden? Bu doğa yasasıdır. Tit e karşılık tat. “Öldürdün. Şimdi kendini öldür.”

Şrila Prabhupada


Evet, karmadan kacis yoktur. Bugun oldurenler icin yarin her sey tersine donecek ve roller degisecektir. Doga kanunlari mukemmel isler. Her birey kendi eylemlerinden sorumludur.

Sevgilerimle, 

Cumartesi, Kasım 13, 2010

Kafe Govinda Tr

Son zamanlarda hicbir şey yazamadım çünkü fazlasıyla yoğun olarak çalışıyorum. :) Dünyaca ünlü vejetaryen restaurant&cafe zinciri olan Govinda's ile anlaşarak Türkiye'deki şubesini yakında Taksim'de arkadaşlarımla birlikte faaliyete geçireceğiz. Kafemizde çok hoş sürprizlerimiz ve harika mönümüzle hizmetinizde olacağız. Detayları bilahare vereceğim. Çok yakında geliyoruz....

Pazar, Eylül 26, 2010

Japa Meditasyon

Günümüz çağı Vedik kaynaklara göre Kali-yuga çağı olarak belirtilmektedir. Kali-yuga demir çağı ya da  kavga ve çekişme çağı olarak bilinir. Bir haber dinlediğimizde ya da gazete elimize aldığımızda dünyanın belirli bir kesiminde mutlaka savaş haberi ile karşılaşıyoruz. Günlük yaşantımızı incelediğimizde de etrafımızdaki herkesin küçücük şeyler için ne kadar inanılmaz çabalar sarf ettiğini görebiliriz. Vedalara göre bu çağ yaklaşık 5000 yl önce Krişna’nın dünya üzerinde belirmesinden sonra başlamış olup 432,000 yıl süreceği söylenmektedir. Bundan yaklaşık 500 yıl önce Rab Krişna’nın enkarnasyonu olan Rab Caitanya dünya üzerinde belirmiş ve bizlere bu çağda yapılabilecek en basit meditasyon yöntemini öğretmiştir. Hiçbir zorluk ve katı kural mevcut olmayan bu sistem Kali-yuga çağı için tavsiye edilen meditasyon yöntemidir. Hare Krişna mantrasının tekrarlanarak söylenmesi.
Hare Krişna mantrası "Maha Mantra" olarak bilinir. “Maha” kelime anlamı olarak “büyük, en yüksek” demektir. Maha mantra en yüksek, en etkili mantra demektir. Maha mantra üç kelimeden oluşur Hare, Krişna ve Rama. Hara, sözcüğü Tanrı’nın enerjisine hitap etme şeklidir ve Krişna ile Rama sözcükleri ise Tanrı’nın Kendisine hitap etme şeklidir. Hem Krişna, hem de Rama "yüce zevk anlamına gelir" ve Hara ise "Tanrının yüce zevk enerjisi" anlamına gelir ve Hare olarak telaffuz edilir. Söylenişi ve söz dizilim şu şekildedir:

Hare Krişna, Hare Krişna, Krişna Krişna, Hare Hare
Hare Rama, Hare Rama, Rama Rama, Hare Hare

Bu mantra tekrar edildiğinde özgün, orijinal bilinç uyanır. Bireysel tekrar etmeyle (japa meditasyon) veya toplu halde melodi (kirtan) ile söylenebilir. Spirituel farkındalık için en hızlı ve etkili meditasyon yöntemidir.
Her gün günün belirli saatlerinde japa meditasyon yapıyorum. Bugün sabah japa meditasyonuma başlamadan önce Mahanidhi Swami’nin Nama Aparadha üzerine olan açıklamalarından bir kısım okuma şansı buldum. Sizlerle paylaşmak üzere hemen çevirisini yaptım:

“Bir kimse şu dört özelliği edinirse on kabahati işlemekten korunacaktır.

1-Alçakgönüllülük
2-Hoşgörü
3-Kibirsizlik
4-Başkalarına saygı duymak

Şri Caitanya'nın Sikşastakası'nın üçüncü kıtası bir kimsenin boynuna garland gibi dolanması gereken bu özellikleri açıklar.

trinâd api sunîcena
taror api sahishnunâ
amâninâ mânadena
kîrtanîyah sadâ harih

Kendisini bir ottan daha düşük, bir ağaçtan daha hoşgörülü gören ve şahsının onurlandırılmasını beklemeyip daima başkalarına saygı göstermeye hazır olan kişi, Rabbin isimlerini her zaman kolayca zikredebilir.”
Günlük yaşantıda bu öğretiyi kaç kişi uygulamaya geçiriyor bilmiyorum. Ben kendi adıma konuşursam deniyorum en azından tabii ne kadar başarılı olabildiğim büyük bir tartışma konusu olurdu herhalde. :)  

Sevgilerimle.

Pazar, Eylül 19, 2010

Şri Nathji Prabhu ile...

Şri Nathji Prabhu ve eşi bizi Istanbul'da ziyaret ederek onurlandırdılar. Kendisi şu anda yetmiş yaşında ve ailesi Hindistan'da Bombay'da yaşıyorlar. İş için geldikleri Türkiye'de adananlar ile buluşmaktan çok memnun oldular. Çok özel adananlarla çok güzel bir birliktelik yaptık dört saat boyunca. Şri Nathji Prabhu'nun ağzından dökülen cümleler tam bir nektar kıvamında idi. Şri Nathji Prabhu 1971-1977 yılları arasında Iskcon kurucu Açarya'sı olan ebedi iyi dilekçimiz Şrila Prabhupada ile tam zamanlı birlikte olmuş. Yaşadıklarını, Şrila Prabhupada'nın onu bir adanan olması için yaptıklarını anlatırken o kadar şeffaf ve samimi idi ki bizler de onunla birlikte o anları yaşamış olduk. Ayrıca kişisel olarak Şrila Prabhupada'nın şöforu olmuş. 1977'de Prabhupada'nın Vrindavan'a olan son seyhatinde de şöforü kendisi imiş. O yolculuktan çok özel anları bizimle paylaştı. Şrila Prabhupada-katha doyumsuz bir tatta idi.
Şri Nathji Prabhu Istanbul'a gelirken belki adananlarla buluşurum diye yanında getirdiği hediyeleri mutlulukla bizimle paylaştı. Bunlardan bir tanesi "The Glories and Pastimes of Şrimati Radharani" isimli kitaptı. Bu kitaptan okuyrak Şrimati Radharani'ye ait çok güzel lilaları aktardı bizlere. Sonrasında eşsiz sesiyle bize önce çok güzel bir kirtan ardından da opera ziyafeti verdi.
Bizler bu çiftin birlikteliğinden inanılmaz mutlu olduk. Bir dahaki ziyaretlerinde buluşmak için söz aldık. Adananlarla birlikte dolu dolu dört saat nasıl geçti anlamamıştık. Ayrılırlarken hem onlar, hem de biz çok mutlu idik. Tekrar görüşmek üzere Şri Nathji Prabhu...

Cumartesi, Eylül 11, 2010

Minik Padma ve Hladini ile Mutlu Anlar ve Veda Zamanı

Krişna Vadisi'ndeki son günümde dostlarıma veda etmek için evlerine gittiğimde Gaura Şakti Prabhu'nun kızlarıyla meşgul buldum. Minik Padma geçirdiği ameliyat sonrası sağlığına kavuşmuş ve son tektiklerden de iyi haberler gelince Adi Radhika Mataji ve Gaura Şakti Prabhu ile birlikte herkes memnun olmuştu.
Minik Padma gerçekten çok güçlü bir bedene sahip. Şu anda sağlığı çok iyi. Tıpkı ablası Hladini'ye benziyor. Tek fark saç renklerinin farklı olması. Padma'yı ile keyifli anlardan sonra abla Hladini ile de hoş dakikalar geçirdik. İkimiz de Türkçe konuştuğumuz için çok iyi anlaştığımızı düşünüyorum.
Sonrasında da veda zamanı geldiğinde, en yakın zamanda tekrar görüşmeyi diliyordum. En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere Krişna Vadisi!

Salı, Eylül 07, 2010

Yeni Kitaplar!

Her gün sabah 09:00'da manevi öğretmenim Srila Swami Maharaja ile evinde görüşmlerimiz oluyor. Bana Istanbul' dönene kadar her gün puja yaptığı saatte evinde kendisi ile görüşmemizi söylediğinde kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu. Bugün Türkçe'ye çevrilen ve bir yayıncı kuruluş tarafından yakında dağıtımı yapılarak kitapçıların raflarında göreceğimiz 2 yeni kitabı manevi öğretmenime götürdüm. Vedalardan Şrila Prabhupada'nın açıklamalarıyla Karma ve Reenkarnasyon hakkında çok fazla bilgiye sahip olabileceğiniz ender bilgi kaynaklarından olan bu kitapları, konu ile ilgileniyorsanız mutlaka edinmelisiniz. Eminim ki, bu kitaplar sizin bilgi hazinenize katma değer katacak ve daha önce hiç düşünmediğiniz taraflarından konuları değerlendirme şansı bulacaksınız.
Şrila Prabupada'nın bir öğrencisi olan manevi öğretmenim gurusunun yeni kitapların basılması nedeniyle ne kadar mutlu olduğunu anlatırken kendi mutluluğu da gözlerinden okunuyordu. Doğa Yasaları daha çok Karma üzerinde durarak evrendeki işleyen Yanılmayan Adalet'i ele alırken, Reenkarnasyon bilimi de reenkarnasyon hakkında bugüne kadar en fazla açıklamanın yapıldığı kitap olarak biliniyor.

Keyifli okumalar!

Cuma, Eylül 03, 2010

Şrila Prabhupada Vyasa Puja

Şrila Prabhupada'nın beliriş günü özellikle ISKCON adananları için  çok özel bir gündür çünkü dünyanın dört bir yerinde neşe içinde ebedi kurtarıcaları Şrila Prabhupada'yı yüceltirler. Biz de Krişna Vadisi'nde muazzam bir kutlama yaptık.
Peki kimdir Şrila Prabhupada? Daimi iyi dilekçimizin kısa bir biyografisini sizlerle paylaşıyorum:

Şri Şrimad A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada 1896 yılında Hindistan Kalküta’da dünyaya geldi. Manevi öğretmeni, Şrila Bhaktisiddhanta Sarasvati Goswami ile ilk olarak 1922 yılında Kalküta’da tanıştı. Bhaktisiddhanta Sarasvati ünlü bir din bilgini ve Hindistan’daki Gaudiya Matha (altmış dört merkezli bir Vaişnava hareketi)’nin kurucusuydu. Bhaktisiddhanta Sarasvati, bu eğitimli genç adamı sevdi ve ona hayatını Vedik bilgisini öğretmeye adaması için ikna etti. Şrila Prabhupada onun öğrencisi oldu ve 1933’te onun öğrencisi olarak inisiyasyon aldı.
Şrila Bhaktisiddhanta Sarasvati ilk görüşmelerinde ɹrila Prabhupɖda’dan Vedik bilgisini İngilizce olarak yayınlamasını istedi. Takip eden yıllarda, Şrila Prabhupada Bhagavad-gita üzerinde bir yorum yazdı ve Gaudya Math’a hizmetinde yardımcı oldu. 1944’te on beş günde bir İngilizce olarak Back to Godhead dergisini yayımladı. Şrila Prabhupada tek başına makaleleri yazdı, onları bastı, müsveddeleri daktiloda yazdı, ilk tahsisleri kontrol etti ve hatta şahsen kopyaları dağıttı. Bu dergi şimdi öğrencileri tarafından değişik dillerde basılmaya devam etmekte ve tüm dünya genelinde dağıtılmaktadır.
1950’de Şrila Prabhupada yazı ve çalışmalarına daha fazla adanmak için aile hayatından emekli oldu. Tarihi Radha-Damodara Tapınağı’nda mütevazı koşullarda yaşadığı kutsal şehir Vriindavan'a gitti. Orada seneler boyunca derin araştırma ve yazma ile meşgul oldu. 1959’da feragat yaşamını (sannyasa) kabul etti. Şrila Prabhupada’nın hayatının eseri Şrimad-Bhagavatam (Bhagavata Purana)’nın on sekiz bin kıtasının, tam yorumuyla çok ciltli çevirisine Radha-Damodara Tapınağı’nda başladı. Bhagavatam’ın üç cildini yayımladıktan sonra, Şrila Prabhupada kargo gemisiyle New York Şehrine seyahat etti. Gerçekte meteliksizdi, fakat manevi öğretmeninin görevini başarılı kılma amacına sahipti. Amerika’ya indiği gün, gökdelen binaların etrafını kaplamış olan gri pusu gördü, günlüğüne şu kelimeleri karaladı: “Benim Sevgili Rabbim Krişna, eminim ki, bu transandantal mesaj kalplerine işlediğinde, kesinlikle sevinecekler ve böylece hayatın tüm mutsuz koşullarından kurtulacaklar.” Altmış dokuz yaşındaydı, yalnız ve çok az olanağa sahipti, fakat spritüel bilginin zenginliği ve sergilemiş olduğu adanma, gücün sarsılmaz bir kaynağı ve ilhamıydı.
Harvard Üniversitesi tanrı bilimcisi ve yazarı Harvey Cox şöyle yazar, “Çok ilerlemiş bir yaşta, birçok insanın defnelerinde dinlendiği zaman, Şrila Prabhupada kendi manevi öğretmeninin emrine dikkatini verdi ve zor ve zahmet gerektiren Amerika seyahatine kalkıştı. Şrila Prabhupada şüphesiz, binlerce öğretmenden biriydi. Fakat diğer taraftan, binde biri belki de bir milyon içerisinden biri idi.”
Şrila Prabhupada 1966’da daha sonra Hare Krişna hareketinin resmi ismi olan, Krişna Bilinci Topluluğu’nu kurdu.
Takip eden yıllarda, Şrila Prabhupada yavaş yavaş onlarca, binlerce takipçiyi cezp etti, yüzden fazla aşram ve tapınak kurdu ve çok sayıda kitap yayımladı. Hindistan’ın çok eski spritüel kültürünü yirminci yüzyıl Batı dünyasına nakletmesindeki başarı takdire şayandır.
Şrila Prabhupada 1968’de üç adanan çifti, Krişna bilincini Birleşik Krallık’a yaymak için gönderdi. Başlangıçta, bu adananlar misyonlarını takdir eden Hindu aileler tarafından gözetildi, fakat kısa zamanda Londra’da Oxford Caddesinde mantra söylemeleriyle çok tanınır hale geldiler. Times gazetesinde bir başlıkta, “Krişna Mantrası Londra’yı Şaşırtıyor.” Fakat maha-mantra kısa zamanda meşhur oldu. Şrila Prabhupada’yı tanıyan ve İngiltere’ye gelen adananlar önünde mantra söyleyen Birinci Beatle George Harrison, yardım etmek istedi. Mantranın bir kaydını Beatles’ın Apple etiketi üzerine üretmeyi organize etti. Bu Britanya’da Top On’a girdi ve diğer bazı ülkelerde bir numara oldu.
Şrila Prabhupada İngiltere’ye geldiğinde, British Müzesi yakınında, Bloomsbury’deki iş devam ederken, John Lennon’un Tittenhurst’taki malikanesinde misafir edildi. Kasım 1969’da Şrila Prabhupada Avrupa’daki ilk tapınağı Radha-Krişna tapınağını açtı. Hareket büyüdü. Bir kez daha George Harrison Hertfordshire’da Tudor krallarına ait güzel bir malikane evini bağışlayarak yardım etmek istedi. Şimdiki ismi Bhaktivedanta Manor olan yer, Topluluğun Britanya’daki ana eğitim merkezidir.
Krişna’nın yeni adananları, topluluk içerisindeki mantra söylemeleri ve Şrila Prabhupada’nın Vedik bilgisi kitaplarını dağıtmalarıyla, çok kısa sürede dünya genelinde başlıca şehirlerde görünür oldular. Yıl boyunca eğlenceli kültürel festivaller sahnelemeye başladılar ve dünya genelinde milyonlarca tabak (prasada olarak bilinen) Krişna’ya sunulmuş lezzetli yiyecekler sundular. Sonuç olarak ISKCON yüzlerce binlerce insanın hayatını kayda değer bir şekilde etkiledi. Hint tarihi ve kültürü üzerine dünyanın önde gelen otoritelerinden A.L. Basham şöyle yazmış, “Hare Krişna hareketi yirmi yıl içerisinde yanında hiçbir şey olamadan yükseldi ve tüm Batı dünyasında bilinir oldu. Bu Batı dünyası tarihinde önemli bir geçektir.”
Sadece on iki yıl içerisinde, ilerlemiş yaşına rağmen, Şrila Prabhupada konferans turlarından on dört kez dünyayı gezdi ve bu, onu altı kıtaya götürdü. Yine de bu enerjik program onun verimli edebi randımanını azaltmadı. Yazıları, Vedik felsefesi, dini ve kültürünün gerçek bir kütüphanesini teşkil eder.
Doğrusu Şrila Prabhupada’nın en kayda değer katkısı kitaplarıdır. Yetkisi, derinliği ve açıklığı ile akademisyenler tarafından oldukça saygı duyulur, kitapları birçok sayıdaki üniversite kurslarında ders kitabı olarak okutulur.
Oxford Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde bir profesör olan Garry Gelade kitapları hakkında şunu yazmıştır: “Bu metinler hazinedir. İnanç ya da felsefi ikna etmede bu kitapları açık bir zihin ile okuyan hiç kimse hareket etmede ve etkilenmede başarısız olamaz.” Ve Bucknell Üniversitesi Sanat ve Bilim Koleji Dekanı Dr. Larry Shinn şöyle yazmıştır: “Prabhupada’nın Tanrı’ya olan kişisel hürmeti ona gerçek otoriteyi vermiştir. Kutsal metinlerin tüm emirlerini sergiledi, farkındalığın tuhaf bir derinliği ve üstün bir şahsi örnek, çünkü o gerçekte ne öğrettiyse onu yaşamıştır.”
Yazıları 79 dile çevrildi. Bhaktivedanta Book Trust, 1972 yılında Şri Şrimad’ın çalışmalarını yayımlamak için kuruldu, bu sebeple Hint dini ve felsefesi alanındaki dünyanın en büyük yayımcısı oldu. 2005 yılına kadar 79 dilde 450 milyon kopya satılmıştır.
14 Kasım 1977’de bu dünyadan göçmeden önce, Şrila Prabhupada Topluluğa rehberlik etmişti ve onun yüzden fazla aşram, okul, tapınak, enstitü ve çiftlik topluluğundan oluşan dünya genelindeki bir konfederasyon olduğunu görmüştür.

Şrila Prabhupada ki Jaya!

Janmaştami 2010

Janmashtami Hindistan'ın kutsal metinlerinde Tanrı'nın kendisi olarak tanımlanan Krişna'nın dünya üzerinde belirişi adına yapılan bir kutlamadır. Dünya üzerindeki en büyük sprituel kutlamalardan birisi olan Janmaştami yaklaşık 930 milyon kişi tarafından her sene kutlanır.

Peki neden Janmaştami diye sorabilirsiniz? Kirşna hakkında özel olan şey nedir? Özel olan şey Krişna'nın kişiselliğidir. Kendisine sevgi sunan her adanına sıra dışı ve kişisel bir şekilde cevap verir. En fazla hayranlık duyulan, en yaramaz, en romatik aşık, en yakın arkadaştır. Adananlar Janmaştami'de Krişna'yı tüm bu yönleriyle kutlarlar.

Krişna, Bhagavad-gita'da şöyle der:

aham sarvasya prabhavo
mattah sarvam pravartate

iti matva bhajante mam
budha bhava-samanvitah

"Ben tüm spirituel ve maddi dünyaların kaynağıyım. Her şey Benden yayılır. Bunu mükkemelen bilen akıllı kişi Bana adanma hizmetiyle meşgul olur ve Bana tüm kalbiyle ibadet eder."

Biz de Krişna Vadisi'nde dün çok güzel bir kutlama gerçekleştirdik. Şri Krişna Janmastami ki Jaya!

Salı, Ağustos 31, 2010

Krişna Vadisi

Krişna Vadisi'nden sevgiler! Macaristan'dan yazıyorum. Krişna Vadisi (Krishna Valley) ya da New Vraja Dhama Macaristan'da iyi bilinen turist merkezi Balaton Gölü'ne 30 km uzaklıkta, 250 hekantardan fazla yüzölçümüne sahip, tipik bir orta Avrupa kırsal alanında kurulmuş, harika bir doğaya sahip bir köy. Bu proje manevi öğretmenim Sivarama Swami Maharaja önderliğinde 1993 yılında hayata geçirilmiş. Köyün nüfüsunu oluşturan yaklaşık 150 kişinin, otuzdan fazla aile ve yirmi çocuktan meydana geldiği bilinmekte. Yakın dostlarımız Gaura Sakti Prabhu ve Adi Radhika Mataji 2 güzel kızları ile birlikte bu köyün sakinlerinden. Ayrıca, Gaura Sakti Prabhu Macarsitan'daki komüniteye başkanlık görevini de sürdürüyor.
Bu köye ayrıca New Vraja Dham denmesinin sebebi; spirituel dünya olan orjinal nektar okyanusu Vraja'nın bu dünya üzerindeki tezahürü olmasıdır. Buradaki mabede kutsal suretlerinde Şri Şri Radha Syhmasundara murtileri ev sahipliği yapmakta.
Burayı her ziyaret edişimde içimi tarifi mümkün olmayan bir mutluluk kaplıyor. Bugün manevi öğretmenim ile kısa bir konuşma yapma fırsatı da yakaladım. Perşemde günü Janmastami (Krişna'nın dünya üzerinde beliriş günü) festivalini hemen arkasından da manevi öğretmenimin gurusu, aynı zamanda Iskcon kurucu açaryası Şri Şrimad Şrila Prabhupada'nın doğum gününü kutlayacağız. Bu sebeple köyde hazırlıklar sürerken bir yandan müthiş aktiviteler devam ediyor.

Salı, Ağustos 17, 2010

İzmir

Gectigimiz haftasonu Izmir'deki adanan arkadaşlarımızın deveti üzerine onları ziyarete gittik. Yolculuğumuz araba ile Istanbul Yenikapı deniz otobusü durağında sabah 07:30'da başladı. Sağolsun Rohini Mataji hazırladığı praşadamlar ile (Tanrı'ya sunulmuş saf vejetaryen spritüel yiyecekler) yol boyunca bizi besledi. Yolcuğumuz gerçekten çok keyfili geçti. Kırkağaç'ta kavun almak için durduğumuzda çok eğlendik. Altın dişli Mustafa Amca'dan hem kavun aldık hem de yöre hakkında bilgiler. Köylerimizin insanı ne kadar sade ve alçakgönüllü bir yaşam sürüyor tekrar deneyimlemiş olduk. İzmir'e 13:30 gibi varmıştık. Engin prabhu bizi Balçova yakınlarında bir yerden aldı ve evlerine götürdü. Daha önce sadece internet aracılığı ile olan komünikasyonumuz olmasına rağmen birbirimizi görünce sanki onlarca yıldır birbirimizi tanıyormuşcasına hemen kaynaştık. Ortak paydada Krişna ve Şrila Prabhupada'nın spritüel olunca hiçbir şey gerçekten uzak değil. Engin, Madhu Madhavi Mataji (Meryem) ile bir yıl önce tanışmış. Hemen evlenmeye karar vermişler. Engin'in tatlı annesiyle birlikte çok güzel bir çekirdek aile oluşturmuşlar ve evlerinde harika bir spritüel atmosfer mevcut.
Madhu Madhavi mataji Rohini mataji ve Hemalata'yı görünce çok sevindi çünkü üçüde Rusça'yı ana dili gibi konuştukları için derin bir sohbetin içinde buldular kendilerini. Bizim için hazırladıkları praşadamları onurlandırdık hep beraber. Sonrasında sohbetimize devam ettik. Akşam üzeri İzmir'in sıcak havasının etkisi biraz azaldığında hep beraber İnciraltı'nda yürüyüşe çıktık. 
Ertesi gün, kahvaltıdan sonra güzel bir kirtan yaptık. Kritan sanskritçe bir kelime olup, kelime anlamı tekrar etmektir. Bizim yaptığımız kirtan uyugulaması maha mantranın harmonyum, mrdanga ve karatal gibi müzik aletleri eşliğinde tekrarlanarak söylenmesi şeklidedir. Vaişnava geleneğinde ana uygulamalardan birisidir. Bhagavad gita 9.14'te Krişna şöyle der: "Önümde eğilerek büyük bir azim ve kararlılıkla daima benim yüceliklerimi zikreden büyük ruhlar, adanmışlıkla sürekli Bana ibadet ederler."

Uzun zamandır görmediğim ve hep aklımda olan Gaura Nitai murtilerini İzmir'de görmek benim için çok hoş bir sürpriz oldu.
Seyahatin en zor tarafı ayrılık vakti geldiğinde oldu. Tabii ki bunun uzun süreli bir ayrılık olmamasını temenni ettik veda ederken.

İzmir yatra ki Jaya!