vejetaryen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vejetaryen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Şubat 17, 2013

Samosa (Hint Böreği) Tarifi


Bugün sizlerle Govinda İstanbul açıldığından beri menümüzde bulunan ve en sevilen tabaklarımızdan birisi olan samosanın tarifini paylaşmak istiyorum. İsterseniz yağda kızartmak yerine, fırında pişirilebilir bir tariftir. Verdiğim tarif vegandır yani içinde hiç bir hayvansal malzeme yoktur. Üşenenler samosa menüsünü Govinda İstanbul'da 10 TL ödeyerek  deneyebilirler. www.govindaistanbul.com 


İç malzeme:
2 kap 0,5 cmlik küpler halinde doğranmış patates
1 kap taze bezelye içi
1 çay kaşığı kimyon tohumu
1 çay kaşığı rezene tohumu
1 çay kaşığı cemenotu tohumu
1 adet 3.75cm boyunda çubuk tarçın
1 çay kaşığı kişniş
3 çorba kaşığı sıvı yağ
1 çay kaşığı zerdeçal
2 kap ince karnabahar çiçekleri
2 çorba kaşığı tohumları alınmış ve doğranmış yeşil biber
2 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil
2 çorba kaşığı rendelenmiş hindistan cevizi
½ çay kaşığı asafetida tozu (şeytan tersi)
½ çay kaşığı arnavut biberi tozu
1 çay kaşığı garam masala
2 çay kaşığı tuz
1 çorba kaşığı limon suyu
2 çorba kaşığı dövülmüş, kavrulmus tuzsuz fıstık
2–3 çorba kaşığı doğranmış taze kişniş yaprağı
Kızartma için sıvı yağ


Hamur:
3 kap un
2 cay kaşığı tuz
½ bardak sıvı yağ
¾ bardak ılık su



İçi hazırlamak için:
Patatesler ve bezelyeleri farklı küçük tencerelerde yumuşayıncaya kadar haşlayın. Suyu süzün ve sebzeleri bir kenara alın.
Kimyon, rezene, çemen otu tohumları ve çubuk tarçını bir baharat ya da kahve öğütücüye koyun ve toz haline gelene kadar çekin. Bu çekilmiş baharatlara toz kişnişi ekleyin ve bir kenara alın.
1/3 bardak yağı 3250 ml’lik bir tavaya, ya da derin bir kızartma tavasına orta ateşte koyun. Yağ kızınca zerdeçal tozunun ve karnabahar çiçeklerinin yarısını tavaya koyun. Karnabaharı bir iki kere çevirerek hafif altın sarısı rengine gelene kadar kızartın.Delikli bir süzgeç kepçe yardımıyla karnabaharları tavadan alıp küçük bir kaba koyun. Sonrasında kalan karnabaharları da kızartın.

Sıcak yağ hala tavadayken ısıyı düşürün. Tavaya biber ve zencefili koyun ve bir iki dakika aromasını verene kadar soteleyin. Rendelenmiş hindistan cevizini ekleyin ve hafif altın sarısı rengini alana kadar karıştırarak kızartın.  baharatlar ve ilave olarak arnavut biberi tozu, kalan zerdeçal tozu, garam masala, tuz, şeker, limon suyu, fıstık ve taze kişniş yapraklarını tavaya serpin.
Güzelce karıştırın, sonrasında dikkatlice bezelyeler, patatesler ve kızarmış karnabahar çiçeklerini ekleyin. Her şeyi iyice karışana kadar dikkatlice kombine edin. Hazır olan samosa içini soğumak üzere bir kenara koyun.

Hamuru hazırlamak için:
Un ve tuzu büyükçe bir karıştırma kabında birleştirin. Sıvı yağı da ekleyin ve parmak uçlarınızla karışım tamamen birleşene ve ekmek kırıntılarına benzeyene kadar ovalayın.
3250 ml ılık suyu ekleyin ve yoğurmaya başlayın. Kalan suyu azar azar hamur yapışmaz, yoğrulabilir ve orta yumuşaklıkta bir hale gelene kadar ekleyin. 8 dakika boyunca ya da hamur ipeksi yumuşakliğa ve esnekliğe gelene kadar yoğurun. Bir kumaş parçası ile üzerini örtün ve 30-60 dakika bir kenara dinlenmeye bırakın.

Samosaları hazırlamak ve pişirmek:
Samosa içini 24 çorba kaşığı boyutunda parçalara bölün.
Hamuru elden geçirip yoğurun ve 40 cm boyunda bir halat boyutunda rulo hale getirin. 8 eşit parçaya kesin. Her bir hamuru düzgün bir topa şekillendirin. Her seferinde bir parça hamur üzerinde çalışarak topları yassılaştırın. Sonrasında hafifçe unlanmış bir yüzey üzerinde 16,5 cmlik ince birer disk elde edin.
Yuvarlak şekillenen hamurları eşit büyüklükte üçgenimsi dilimler elde etmek için üç parçaya kesin (üçgenlerin bir tarafı yuvarlanacak). Bir parmağınızı suya batırın ve hamurun tüm kenarlarını ıslatın. Hamurun bir bölümünü havaya kaldırın ve diğer iki kenarı bir koniye şekillenecek gibi birleştirin. Hamurun kapanmasının çok güvenli olması şarttır. Aksi takdirde samosa içi kızartma süresince boşalacaktır.
Bir porsiyon içi hamurun dörtte üçünü kaplayacak şekilde koni içine doldurun. Hamurun iki açık kenarını bir araya getirin ve çok güvenli bir şekilde birleştirin. Piramit şekilli bir hamur elde etmeniz gerekiyor. 24 tane samosayı aynı şekilde doldurun.
6.5–7.5cm yüksekliğinde yağı 185 C’de derin bir tavada yüksek ısıda kızartın. Bir seferde 4 ya da 6 (veya tavanızın büyüklüğü elverdiğince) samosayı yağa atın ve 4-5 dakika altın sarısı rengini alana kadar kızartın.
Samosaları yağdan alın ve kağıt havlu serilmiş bir yüzeye koyun. Bu işlemi tüm samosalar için tekrar edin ve sıcak ya da ılık olarak servis yapın.

Afiyet Olsun!

Sevgilerimle, Serhat Şen 

Salı, Kasım 16, 2010

Anne Sevgisi

Yumurtasiz elde acma baklava da mi olur demeyin. Oyle bir olur ki parmaklarinizi yersiniz. Bir insan vejetaryen olunca onceki yasantisindan sevdigi tatlari yiyemeyecegini dusunebilir. Aksine bu yiyeceklerin vejetaryen tarfileri daha da bir lezzetli oluyor. Annecigim her sene en azindan bir kere benim icin maharetli  elleriyle baklava acar. Hem de yumurtasizindan. Bu sefer amacim seyrederken hem yardim etmek, hem de ustadan bir seyler kapabilmekti. Ama bu cok ozel bir yetenek. Henuz ben ortaya cikaramadim kendimde. Annem super bir ascidir. Elbette her cocuk icin annesi en mukemmel ascidir ama bu farkli bir sey. Resimde gordugunuz sanat eseri 30 kat zar gibi acilan yufkadan ibarettir.
Annem cok saglikli olmasa da bu sahaser icin birkac saatini ve enerjisini tuketti. Anne sevgisi boyle bir sey iste. Cocugu mutlu olsun. Daimi iyi dilekcimiz, Srila Prabhupada bir annenin cocuguna duydugu  sevginin bu dunya uzerindeki en saf sureti oldugunu aciklar. Bu ruhu alabilsek ve tum tum dunya uzerinde herkes ile paylasabilsek ne harika olurdu degil mi? 

Koca tepsiyi tek basima yedigimi dusunmeyin lutfen. :) Vejetaryen arkadaslarimla birlikte tadini cikarttik. Paylasmaktan guzel bir sey var mi ki? 

Sevgilerimle,

Cumartesi, Kasım 13, 2010

Kafe Govinda Tr

Son zamanlarda hicbir şey yazamadım çünkü fazlasıyla yoğun olarak çalışıyorum. :) Dünyaca ünlü vejetaryen restaurant&cafe zinciri olan Govinda's ile anlaşarak Türkiye'deki şubesini yakında Taksim'de arkadaşlarımla birlikte faaliyete geçireceğiz. Kafemizde çok hoş sürprizlerimiz ve harika mönümüzle hizmetinizde olacağız. Detayları bilahare vereceğim. Çok yakında geliyoruz....

Cuma, Temmuz 16, 2010

Vejetaryenlerin Buluşması!

Wikipedia Özgür Ansiklopedi'de vejeteryanliğin tanımı şöyle yapılmış:  

"Etyemezlik, çeşitli nedenlerle et, balık ve bazı durumlarda yumurta, süt ve süt ürünlerini yememeye denir.Vejetaryenlik olarak da bilinir.. Etyemezlik, dinsel, ahlaki ve beslenmeye ilişkin nedenlere dayanır. Etyemezlerin çoğu, hayvansal maddelerden yapılan ya da hayvanlarda denendiğini bildikleri temizlik ve güzellik ürünlerini de kullanmazlar. İlk kez 1842'de kullanılmaya başlanan vejetaryen sözcüğü, Latince'de "sağlam, canlı, yaşam dolu" anlamına gelen vegetus sözcüğünden gelir.

Bazı insanlar hayvanları yemek için beslemenin ve öldürmenin yanlış olduğunu düşünürler ve bundan dolayı et yemezler. Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır. Beslenme uzmanları da yağ, tuz ve şeker içeren yiyecekler yerine, bol selüloz içeren bitkisel liflere, kepekli tahıllara, çiğ sebze ve meyvelere daha çok yer verilmesinin sağlıklı ve dengeli beslenme için gerekli olduğunu ileri sürerler. Çoğu Budizm, Hinduizm, Caynacılık ve Hıristiyanlık'ın bazı mezheplerine bağlı olan kimseler ise, canlılara zarar vererek elde edilen besinin yenmemesi gerektiğine inanırlar. Bazıları da etyemezliği doğal çevrenin korunmasına dayandırırlar. Çiftlik hayvanları için ayrılan alandan daha az alanda yeterli sebze yetiştirmenin mümkün olduğunu, insanların yiyecek gereksinimini sebzeyle karşılamanın daha kolay bir yol olduğunu savunurlar. Bazı insanlarınsa mideleri et ve türevlerini kaldırmayabilir."

Vejetaryen yahoo grupta Ozlem arkadasımızın attığı bir mail Istanbul'da birbirini sanal ortamda tanıyan birçok arkadaşın bir araya gelmesine sebep oldu. Yıllardan sonra gerçekleşen ilk grup toplantısı oldu. Toplantımızı yeni açılan Vegan kafe olan Loving Hut Beşiktaş'ta gerçekleştirdik. Bir kebap ülkesinde aynı dili konuşabildiğimiz birçok insanın toplantısı çok heyecan vericiydi. Ortak o kadar çok noktamız vardı ki! Ben toplantı sırasında ne kadar şanslı olduğumu fark ettim. Bir çok arkadaşın tanıdığı vejetaryen bulunmazken benim sadece çalıştığım şirkette 2 tane vejetaryen arkadaşım vardı. Diğer kadim dostlarım hariç. :)
Herkes birbirine kendi vejetaryenlik hikayelerini anlatırken bir yandan da Loving Hut isimli kafenin vegan işletmecisi Gizem'in muazzam lezzetteki yemeklerinin keyfini çıkarıyordu.
Sıcak sohbete doyamadık. Her ay mutlaka bir kere toplanma kararı aldık. Go Vegetarian!!!

Salı, Kasım 20, 2007

Haftasonu Toplantıları... / Weekend Meetings...

Haftasonu toplantıları...

Her cumartesi ya da Pazar günü tüm arkadaşlarımız bir araya geldiğinde bir program yapıyoruz. Normalde tüm öğleden önceyi vejetaryen festivalin hazırlıklarıyla mutfakta geçiriyorum. Elbette her zaman yardımcılarım oluyor çünkü 8-9 çeşit yemek hazırlamak biraz vakit alıyor. Enikö geldiğinden bu yana bana yardım etmekte, fakat geçen hafta Serhat da bize katılmaya karar verdi. Cuma günü bana ertesi gün ne pişireceğimi sormuştu. "Her zamanki hazırlıklar: bir çorba, iki sebze tabağı, pilav, bir Hint ekmeği, çatniyli bir lezzet ve tabii ki bir festivalin olmazsa olmazı tatlı; bu yüzden tatlı pirinç ve samosa yapacağımı söyledim." Bir anda gözlerinin parladığını gördüm ve onun da yemek pişirmeyi çok sevdiğini hatırladım. Hazırlıkların bazılarına yardım etmek isteyip istemediğini sordum ve sevinçle kabul etti.



Bana bir şekilde daha karmaşık tariflerden pişirmek istediğini söyledi. Tatlı samosaları yapmasında anlaştık ve gönüllü olarak bir tarif daha pişirmek istedi. Karar vermek kolay değildi. Bana ne çeşit sebze tarifi pişireceğimi sordu. Domates, kızarmış karnabahar ve panirden ( ev yapımı Hint peyniri) oluşan basit bir tarif ve biraz daha zor olanı nohutlu ıspanağı seçmiştim. Serhat dedi ki: "Bu benim en sevdiğim yemeklerden birisi, bu yüzden sen pişirmelisin. Bu yemeği iyi pişirme riskine girmek istemiyorum." Bunun üzerine gülüştük. Sonrasında ona pakuraları ( nohut unu sosuyla kaplı kızarmış sebzeler) pişirmesini önerdim. Bu kez özel bir tane yamak istediğimi söyledim. Bir kürdan üzerinde yatan farklı sebzeler. Bu fikir çok ilgisini çekti, fakat bunu pişirmeden önce bir kez beni izlemek istediğini söyledi. Böylece en sonunda Serhat’ın pakuraların yan tabağı olan çatniyi ( sindirime yardımcı olması amaçlı hazırlanan meyveden yapılmış acı ve tatlı reçel) pişirmesine karar verdik. Nihai sonuç mükemmeldi.



Programlarımız ana hatlarıyla bhajan (müzik aletleriyle yapılan mantra meditasyon), vedik felsefesi hakkında farklı konular hakkında okumak ve fikir alışverişi ve en sonunda büyük bir ziyafetten oluşmaktadır. Enikö buraya geldiğinden beri bhajan tarafının biraz daha fazla önem kazandığına dikkat ettim çünkü harmonyumu o kadar güzel çalıyor ki hepimiz çok seviyoruz.

Arkadaşlarımızın hepsi toplantımızın sonunda ziyafeti onurlandırdıklarında tüm hazırlananları beğendiler. Serhat ile birlikte o kadar mutlu olmuştuk ki bundan sonra her ne zaman fırsat bulursak ziyafeti beraber hazırlamaya karar verdik. İkimiz de şuna karar vermiştik: Yemek pişirmenin kendisi arkadaşlarla birlikte olduğunda çok keyif verici fakat en önemli şey ise hazırlananları yiyen kimselerin yüzlerindeki mutlu ifadeyi görmek.
Sevgiyle,
Anuragi

Weekend Meetings...

Weekend meetings Every Saturday or Sunday we have a program when all of us friends get together. Normally I spend all morning in the kitchen with the preparation of a vegetarian feast. Of course i always have helpers, since it takes time to cook 8-9 preparations Eniko has been helping me since she came, but last week Serhat also decided to join us. He asked me on Friday what i was planning to cook next day. I told him: "The usual feast preparations: a soup, two vegetable dishes, rice, an indian bread, a savoury with chutney... and of course a feast wouldn't be complete without sweets, so i'm going to make sweetrice and samosas." I immediately noticed his eyes lit up, and i remembered he also likes to cook... I asked him whether he would also like to make some of the preparations, and he happily agreed.
He told me: "I would like to make something which is somewhat complicated." We agreed that he's going to make the sweet samosas and he volunteered for an other dish also. It wasn't that easy to decide. He asked about what kind of vegetable dishes i'm going to make. I chose one simple recipe made of tomatoes, fried cauliflowers and paneer (indian home-made cheese), and a bit more difficult one: chickpeas with spinach. Serhat said: "This is my favorite, so you should make it, i don't want to take the risk of not making it good." We had a good laugh on this. Then i suggested for him to make the pakoras (fried vegetables covered with chickpea-flour coating). I told him i was planning to make a special one this time: different vegetables larded on a long wooden stick. He became very intrigued with the idea... but first he wanted to watch me how do i do it before making them himself. So finally we decided he makes the chutney (sweet and hot jam made of fruits, aiming to help the digestion) which is the side-dish for the pakoras. The end result was wonderful.
Our programs mainly consists of bhajanas (mantra meditation with instruments), reading and sharing thoughts about different topics of vedic philosophy and then a big feast in the end. Since Eniko is here i noticed that the emhasis is a bit more on the bhajan side, since she's playing harmonium so nicely, all of us like it very much.
All of our friends liked all the preparations when they honored the feast at the end of our meeting. We were so happy with Serhat that we decided to cook together every time whenever we have the opportunity. Both of us agreed on the following: cooking is delightful in itself, it's more delightful when you do it together with friends, but the most delightful thing is to see the happy faces of the persons having the nice preparations
With Love,
Anuragi