japa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
japa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mart 10, 2013

Japa Meditasyon


Hepimizde bir sevme eğilimi var. Bu ruh için çok doğal olan bir şeydir. Ruh can Krişna’yı sever.

Koşullu var oluşta bu sevme eğilimi yanlış yönlendirilmekte, yönetilmekte, anlaşılmakta ve kullanılmaktadır. Kalplerimiz maddi enerji ile temasta olduğu için katılaşıyor ve kendi arzumuzla Krişna’dan uzaklaşıyoruz.

Kali Yuga çağında ruhun hissettiği baskın Tanrı sevgisini uyandırmanın yöntemi kutsal isimleri söylemektir. Kutsal isimler kalbi temizler ve açar. Mantra söylemek bu yöntemdir.
Mantra söylemek bir duadır. Krişna’ya onunla bir ilişkiye sahip olmak için yapılan bir dua. Maha Mantra “lütfen beni Senin hizmetinde meşgul et” anlamına gelir. Krişna’nın hizmetinde olabilmek için Krişna ile ilişkide olmanız gerekir. Bizler hizmetkarız. Biz Krişna ile hizmetkar olarak ilişkideyiz. Japa uygulaması yaptığımızda aslında Krişna’dan O’nunla ilişkide olabilmemiz için izin istiyoruz.
Krişna tüm canlı varlıkların arzularını yerine getirir. Kalbimizde ne arzu var ise Krişna bunu bilir. Japa meditasyonu yaptığımızda kaplerimizi açma arzusu olursa bu bize Krişna ile olan ilişkimizin yeniden canlanmasında yardımcı olur. Bu uygulamada sadece mantra söylemiyoruz, aynı zamanda yakarıyoruz.
Kalbi bu şekilde yönlendirerek adanmayı da mantra içine katarsak japa uygulaması daha da kuvvetli olur. Şöyle düşünün: Bir şeyin çok olmasını istiyorsunuz ve bunun için dua edeceksiniz. Bunu nasıl yaprdınız? Duanız sırasında aynı anda 20 farklı şey düşünürken sıradan bir şekilde onu istediğinizi mi söylerdiniz? Bence hayır. Gerçekten isterseniz, ona odaklanır ve tüm kalbinizle duanızda isterdiniz.
Koşullanmış durumda Krişna’yı bu şekilde istemek çok zordur. Tüm diğer şeyleri arzulauyoruz ve kalplerimizi onları elde etmek için yönlendiriyoruz. Spiritüel hayat hakkında daha ciddi olmaya başladıkça hayatlarımızdaki maddi şeylere karşı arzular azalır. İnce şeylere daha fazla ilgi duymaya başlarız. Hepimizin arzuları var. Bu arzularımızı kalbimizden içtenlikle dua ederek Tanrı aşkı için yönlendirebiliriz.
Yine de hepimizin Krişna’yı sevme arzusu var. Mantra söylediğimizde kalplerimizi Krişna’ya açmaya odaklanarak O’nunla ilişki kurmak için dua edebiliriz. Mantrayı söylerken bunu sahip olduğunuz samimiyet ve adanma ile Krişna’ya dua haline getirin. Arınmaya istekli olun. Krişna’yı sevmeye istekli olun. Maddi bağımlılıklardan kurtulmaya istekli olun. Bu isteklilik kendiliğinden Krişna’yı sevme arzusunu doğuracaktır. Bizler Krişna’yı sevme azrumuzda saflaşana kadar bu aşk isteklilik olarak ortaya çıkacaktır.
Krişna, Sana teslim olmayı istiyorum. Sana hizmet etmek istiyorum. Seni sevmeyi istiyorum. Arınmayı istiyorum. Maddi bağımlılıklarımdan kurtulmayı istiyorum. Seninle olan ilişkimi geliştirmek istiyorum.
Bu arzu japa meditasyon yaparken Krişna’ya dua formunu alır. Bizler sadece istekli olarak kalplerimizi bunun içine sokmalıyız.
Japa meditasyon adanma, aşk, ve kalbten gelen istekle yapıldığında çok daha etkilidir.


Söyleyin ve mutlu olun:

Hare Krishna, Hare Krishna, Krishna Krishna, Hare Hare
Hare Rama, Hare Rama, Rama Rama, Hare Hare

Yakında Japa meditasyon atölyelerimiz başlayacak. Duyurularımızı takip ediniz.  


Sevgilerimle,
Serhat

Pazar, Eylül 26, 2010

Japa Meditasyon

Günümüz çağı Vedik kaynaklara göre Kali-yuga çağı olarak belirtilmektedir. Kali-yuga demir çağı ya da  kavga ve çekişme çağı olarak bilinir. Bir haber dinlediğimizde ya da gazete elimize aldığımızda dünyanın belirli bir kesiminde mutlaka savaş haberi ile karşılaşıyoruz. Günlük yaşantımızı incelediğimizde de etrafımızdaki herkesin küçücük şeyler için ne kadar inanılmaz çabalar sarf ettiğini görebiliriz. Vedalara göre bu çağ yaklaşık 5000 yl önce Krişna’nın dünya üzerinde belirmesinden sonra başlamış olup 432,000 yıl süreceği söylenmektedir. Bundan yaklaşık 500 yıl önce Rab Krişna’nın enkarnasyonu olan Rab Caitanya dünya üzerinde belirmiş ve bizlere bu çağda yapılabilecek en basit meditasyon yöntemini öğretmiştir. Hiçbir zorluk ve katı kural mevcut olmayan bu sistem Kali-yuga çağı için tavsiye edilen meditasyon yöntemidir. Hare Krişna mantrasının tekrarlanarak söylenmesi.
Hare Krişna mantrası "Maha Mantra" olarak bilinir. “Maha” kelime anlamı olarak “büyük, en yüksek” demektir. Maha mantra en yüksek, en etkili mantra demektir. Maha mantra üç kelimeden oluşur Hare, Krişna ve Rama. Hara, sözcüğü Tanrı’nın enerjisine hitap etme şeklidir ve Krişna ile Rama sözcükleri ise Tanrı’nın Kendisine hitap etme şeklidir. Hem Krişna, hem de Rama "yüce zevk anlamına gelir" ve Hara ise "Tanrının yüce zevk enerjisi" anlamına gelir ve Hare olarak telaffuz edilir. Söylenişi ve söz dizilim şu şekildedir:

Hare Krişna, Hare Krişna, Krişna Krişna, Hare Hare
Hare Rama, Hare Rama, Rama Rama, Hare Hare

Bu mantra tekrar edildiğinde özgün, orijinal bilinç uyanır. Bireysel tekrar etmeyle (japa meditasyon) veya toplu halde melodi (kirtan) ile söylenebilir. Spirituel farkındalık için en hızlı ve etkili meditasyon yöntemidir.
Her gün günün belirli saatlerinde japa meditasyon yapıyorum. Bugün sabah japa meditasyonuma başlamadan önce Mahanidhi Swami’nin Nama Aparadha üzerine olan açıklamalarından bir kısım okuma şansı buldum. Sizlerle paylaşmak üzere hemen çevirisini yaptım:

“Bir kimse şu dört özelliği edinirse on kabahati işlemekten korunacaktır.

1-Alçakgönüllülük
2-Hoşgörü
3-Kibirsizlik
4-Başkalarına saygı duymak

Şri Caitanya'nın Sikşastakası'nın üçüncü kıtası bir kimsenin boynuna garland gibi dolanması gereken bu özellikleri açıklar.

trinâd api sunîcena
taror api sahishnunâ
amâninâ mânadena
kîrtanîyah sadâ harih

Kendisini bir ottan daha düşük, bir ağaçtan daha hoşgörülü gören ve şahsının onurlandırılmasını beklemeyip daima başkalarına saygı göstermeye hazır olan kişi, Rabbin isimlerini her zaman kolayca zikredebilir.”
Günlük yaşantıda bu öğretiyi kaç kişi uygulamaya geçiriyor bilmiyorum. Ben kendi adıma konuşursam deniyorum en azından tabii ne kadar başarılı olabildiğim büyük bir tartışma konusu olurdu herhalde. :)  

Sevgilerimle.

Pazar, Temmuz 11, 2010

Belgrad Ormanı'nda Yürüyüş

Pazar günü tekrar toplandık. Belgrad Ormanı'nda bir japa yürüyüşü ve ardından piknik planlamıştık. Belgrad Ormanı İstanbul'un nadir oksijen depolarından birisi ve en öenmlisi. Hem şehir merkezine çok yakın hem de büyük bir arazi üzerinde yayılmış durumda. Ben şahsen doğada olmayı çok seviyorum. Günlük yaşantımızda maddi kaygılar, stres ve birçok dış etken ile meşgul ettiğimiz zihnimizi doğada dinginleştirmek gerçekten çok kolay. Belgrad ormanı yürüyüş ve koşu parkuru 6 km uzunluğunda. parkur boyunca özellikle  de başlangıcında birçok spor aleti mevcut. Spor aletlerini gören Adi Purusha Prabhu bizi ve etraftaki diğer insanları hayretler içerisinde bırakan çalışmalar yaptı. :)
Bu aletli jimnastik ile de yetinmeyen Prabhu tam 101 kg agırlındaki bedenimle birlikte beni yol boyunca 3 kere omuzlarına alıp onar tur oturup kalkma hareketi yaptı. Yürüyüşümüz boyunca bazı yerlerde durakladık, bazı yerlerde de çok hızlı yürüdük. Adananlarla birliktelik gerçekten çok hoş. Muazzam doğada her anın tadını çıkardık.
Yürüyüşün sonuna geldiğimizde on altı tur japamı bitirmiştim. Hemen bir piknik yeri ayarladık fakat mangal kokusu hepimizi fazlasıyla rahatsız etmişti. Elimizdeki tek tütsü ile bu kokuyu bertaraf etmeye çalıştık. Küçük bir kirtan sonrasında Rohini Mataji'nin hazırladığı birçok çeşit ve Prema Mataji'nin yaptığı tahinli börek praşadamlarını onurlandırdık. Günün sonunda evin yolunu tutmadan önce herkesin yüzünde tatlı bir tebessüm mevcuttu.