Srila Prabhupada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Srila Prabhupada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Kasım 15, 2015

Şrila Prabhupada'nın Maddi Dünyadan Ayrılışı!


Iskcon kurucu Açaryası A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada 1977 yılında maddi dünyaya terk ederek spiritüel dünyaya geri döndü. Aradan tam 38 yıl geçmiş. Yani tam da benim yaşım kadar. Şrila Prabhupada'yı benim spiritüel büyük babam. Maddi yaşamımda dedelerimi görme fırsatım olmadı. Resimlerini gördüm, anne ve babamın anlattığı kadar biliyorum. Ama bu bilgi çok sınırlı. Fakat manevi dedem Şrila Prabhupada'yı çok iyi tanıyorum ve kalbim her gün daha da fazla tanıma isteği ile dolup taşıyor. Bu nasıl bir bağ? Anlatılması çok güç fakat sadece yaşayarak deneyimleyebileceğimiz bir şey. Bugünlerde Şrila Prabhupada'nın Batı'ya gelişinin 50. yıl kutlamaları var ISKCON genelinde. Elli yıl önce Batı'ya gelerek maddi enerji, yani mayaya savaş ilan eden bir saddhu! 12 yıllık bir süre içinde 12 kere dünya turu, ISKCON gibi dev bir enstüti, vedik literatürün sanskritçeden İngilizce'ye gece uyku uyumadan çevirileri, yüzlerce eser, ders ve eğitimler, BBT yayınevi, açılan yüzden fazla merkez, Govinda's restora nlar, kendi kendine yeterli çiftlik komünleri, vedik yaşam biçimi ve öğretisini devam ettirecek binlerce öğrenci, saymakla bitmeyecek hizmetler. Şrila Prabhupada bize o kadar büyük bir merhametle o kadar muazzam bir şey verdi ki ona borcumuzu nasıl öderiz? Ben Şrila Prabhupada'ya borcumu nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama en azından ömrümün sonuna kadar Şrila Prabhupada'nın yolunda devam eden öğrencisi Şivaram Swami'ye ve adananlara hizmet ederek bizlere bıraktığı mirasını nerede yaşıyor isem, eşimin ve diğer adananların merhametiyle devam ettirmeye çalışacağım.

Bahktivinoda Thakur'un Şaranagati isimli eserinden bir şarkıyı söyleyebiliriz bugün:

OHE VAİŞNAVA THAKUR

ohe! vaiṣṇaba ṭhākura, doyāra sāgara,
e dāse koruṇā kori'
diyā pada-chāyā, śodho he āmāya,
tomāra caraṇa dhori

Ey saygıdeğer Vaişnava, Krişna'nın adananı! Ey merhamet okyanusu, hizmetkarına merhamet et. Bana lotus ayaklarının gölgesini ve beni arındır. Lotus ayaklarına sarılıyorum.

chaya bega domi', chaya doṣa śodhi',
chaya guṇa deho' dāse
chaya sat-sańga, deho' he āmāre,
bosechi sańgera āśe

Bana altı tutkumu nasıl control edeceğimi, altı kusurumu nasıl düzelteceğimi öğret, altı özelliği bana ihsan et ve bana altı çeşit kutsal birliktelik sun.

ekākī āmāra, nāhi pāya bala,
hari-nāma-sańkīrtane
tumi kṛpā kori', śraddhā-bindu diyā,
deho' kṛṣṇa-nāma-dhane

Hari'nin kutsal isminin sankirtanını tek başıma taşıyacak güç bulamıyorum. Lütfen bana sadece bir damla inanç vererek beni kutsa ki bununla Krişna'nın kutsal isminin muazzam hazinesini elde edeyim.

kṛṣṇa se tomāra, kṛṣṇa dīte pāro,
tomāra śakati āche
āmi to' kāńgāla, 'kṛṣṇa' 'kṛṣṇa' boli',
dhāi tava pāche pāche

Krişna senin. O'nu bana vermeil gücün var. Ben sadece senin ardında "Krişna!  Krişna!" diye bağırarak koşan hizmetkarınım.

Peki Şrila Prabhupada'yı daha fazla nasıl tanıyabiliriz diyenler için daimi iyi dilekçimizin kısa bir biyografisini sizlerle paylaşıyorum:

Şri Şrimad A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada 1896 yılında Hindistan Kalküta’da dünyaya geldi. Manevi öğretmeni, Şrila Bhaktisiddhanta Sarasvati Goswami ile ilk olarak 1922 yılında Kalküta’da tanıştı. Bhaktisiddhanta Sarasvati ünlü bir din bilgini ve Hindistan’daki Gaudiya Matha (altmış dört merkezli bir Vaişnava hareketi)’nin kurucusuydu. Bhaktisiddhanta Sarasvati, bu eğitimli genç adamı sevdi ve ona hayatını Vedik bilgisini öğretmeye adaması için ikna etti. Şrila Prabhupada onun öğrencisi oldu ve 1933’te onun öğrencisi olarak inisiyasyon aldı.
Şrila Bhaktisiddhanta Sarasvati ilk görüşmelerinde ɹrila Prabhupɖda’dan Vedik bilgisini İngilizce olarak yayınlamasını istedi. Takip eden yıllarda, Şrila Prabhupada Bhagavad-gita üzerinde bir yorum yazdı ve Gaudya Math’a hizmetinde yardımcı oldu. 1944’te on beş günde bir İngilizce olarak Back to Godhead dergisini yayımladı. Şrila Prabhupada tek başına makaleleri yazdı, onları bastı, müsveddeleri daktiloda yazdı, ilk tahsisleri kontrol etti ve hatta şahsen kopyaları dağıttı. Bu dergi şimdi öğrencileri tarafından değişik dillerde basılmaya devam etmekte ve tüm dünya genelinde dağıtılmaktadır.
1950’de Şrila Prabhupada yazı ve çalışmalarına daha fazla adanmak için aile hayatından emekli oldu. Tarihi Radha-Damodara Tapınağı’nda mütevazı koşullarda yaşadığı kutsal şehir Vriindavan'a gitti. Orada seneler boyunca derin araştırma ve yazma ile meşgul oldu. 1959’da feragat yaşamını (sannyasa) kabul etti. Şrila Prabhupada’nın hayatının eseri Şrimad-Bhagavatam (Bhagavata Purana)’nın on sekiz bin kıtasının, tam yorumuyla çok ciltli çevirisine Radha-Damodara Tapınağı’nda başladı. Bhagavatam’ın üç cildini yayımladıktan sonra, Şrila Prabhupada kargo gemisiyle New York Şehrine seyahat etti. Gerçekte meteliksizdi, fakat manevi öğretmeninin görevini başarılı kılma amacına sahipti. Amerika’ya indiği gün, gökdelen binaların etrafını kaplamış olan gri pusu gördü, günlüğüne şu kelimeleri karaladı: “Benim Sevgili Rabbim Krişna, eminim ki, bu transandantal mesaj kalplerine işlediğinde, kesinlikle sevinecekler ve böylece hayatın tüm mutsuz koşullarından kurtulacaklar.” Altmış dokuz yaşındaydı, yalnız ve çok az olanağa sahipti, fakat spritüel bilginin zenginliği ve sergilemiş olduğu adanma, gücün sarsılmaz bir kaynağı ve ilhamıydı.
Harvard Üniversitesi tanrı bilimcisi ve yazarı Harvey Cox şöyle yazar, “Çok ilerlemiş bir yaşta, birçok insanın defnelerinde dinlendiği zaman, Şrila Prabhupada kendi manevi öğretmeninin emrine dikkatini verdi ve zor ve zahmet gerektiren Amerika seyahatine kalkıştı. Şrila Prabhupada şüphesiz, binlerce öğretmenden biriydi. Fakat diğer taraftan, binde biri belki de bir milyon içerisinden biri idi.”
Şrila Prabhupada 1966’da daha sonra Hare Krişna hareketinin resmi ismi olan, Krişna Bilinci Topluluğu’nu kurdu.
Takip eden yıllarda, Şrila Prabhupada yavaş yavaş onlarca, binlerce takipçiyi cezp etti, yüzden fazla aşram ve tapınak kurdu ve çok sayıda kitap yayımladı. Hindistan’ın çok eski spritüel kültürünü yirminci yüzyıl Batı dünyasına nakletmesindeki başarı takdire şayandır.
Şrila Prabhupada 1968’de üç adanan çifti, Krişna bilincini Birleşik Krallık’a yaymak için gönderdi. Başlangıçta, bu adananlar misyonlarını takdir eden Hindu aileler tarafından gözetildi, fakat kısa zamanda Londra’da Oxford Caddesinde mantra söylemeleriyle çok tanınır hale geldiler. Times gazetesinde bir başlıkta, “Krişna Mantrası Londra’yı Şaşırtıyor.” Fakat maha-mantra kısa zamanda meşhur oldu. Şrila Prabhupada’yı tanıyan ve İngiltere’ye gelen adananlar önünde mantra söyleyen Birinci Beatle George Harrison, yardım etmek istedi. Mantranın bir kaydını Beatles’ın Apple etiketi üzerine üretmeyi organize etti. Bu Britanya’da Top On’a girdi ve diğer bazı ülkelerde bir numara oldu.
Şrila Prabhupada İngiltere’ye geldiğinde, British Müzesi yakınında, Bloomsbury’deki iş devam ederken, John Lennon’un Tittenhurst’taki malikanesinde misafir edildi. Kasım 1969’da Şrila Prabhupada Avrupa’daki ilk tapınağı Radha-Krişna tapınağını açtı. Hareket büyüdü. Bir kez daha George Harrison Hertfordshire’da Tudor krallarına ait güzel bir malikane evini bağışlayarak yardım etmek istedi. Şimdiki ismi Bhaktivedanta Manor olan yer, Topluluğun Britanya’daki ana eğitim merkezidir.
Krişna’nın yeni adananları, topluluk içerisindeki mantra söylemeleri ve Şrila Prabhupada’nın Vedik bilgisi kitaplarını dağıtmalarıyla, çok kısa sürede dünya genelinde başlıca şehirlerde görünür oldular. Yıl boyunca eğlenceli kültürel festivaller sahnelemeye başladılar ve dünya genelinde milyonlarca tabak (prasada olarak bilinen) Krişna’ya sunulmuş lezzetli yiyecekler sundular. Sonuç olarak ISKCON yüzlerce binlerce insanın hayatını kayda değer bir şekilde etkiledi. Hint tarihi ve kültürü üzerine dünyanın önde gelen otoritelerinden A.L. Basham şöyle yazmış, “Hare Krişna hareketi yirmi yıl içerisinde yanında hiçbir şey olamadan yükseldi ve tüm Batı dünyasında bilinir oldu. Bu Batı dünyası tarihinde önemli bir geçektir.”
Sadece on iki yıl içerisinde, ilerlemiş yaşına rağmen, Şrila Prabhupada konferans turlarından on dört kez dünyayı gezdi ve bu, onu altı kıtaya götürdü. Yine de bu enerjik program onun verimli edebi randımanını azaltmadı. Yazıları, Vedik felsefesi, dini ve kültürünün gerçek bir kütüphanesini teşkil eder.
Doğrusu Şrila Prabhupada’nın en kayda değer katkısı kitaplarıdır. Yetkisi, derinliği ve açıklığı ile akademisyenler tarafından oldukça saygı duyulur, kitapları birçok sayıdaki üniversite kurslarında ders kitabı olarak okutulur.
Oxford Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde bir profesör olan Garry Gelade kitapları hakkında şunu yazmıştır: “Bu metinler hazinedir. İnanç ya da felsefi ikna etmede bu kitapları açık bir zihin ile okuyan hiç kimse hareket etmede ve etkilenmede başarısız olamaz.” Ve Bucknell Üniversitesi Sanat ve Bilim Koleji Dekanı Dr. Larry Shinn şöyle yazmıştır: “Prabhupada’nın Tanrı’ya olan kişisel hürmeti ona gerçek otoriteyi vermiştir. Kutsal metinlerin tüm emirlerini sergiledi, farkındalığın tuhaf bir derinliği ve üstün bir şahsi örnek, çünkü o gerçekte ne öğrettiyse onu yaşamıştır.”
Yazıları 79 dile çevrildi. Bhaktivedanta Book Trust, (BBT) 1972 yılında Şri Şrimad’ın çalışmalarını yayımlamak için kuruldu, bu sebeple Hint dini ve felsefesi alanındaki dünyanın en büyük yayımcısı oldu. 2005 yılına kadar 79 dilde 450 milyon kopya satılmıştır.
14 Kasım 1977’de bu dünyadan göçmeden önce, Şrila Prabhupada Topluluğa rehberlik etmişti ve onun yüzden fazla aşram, okul, tapınak, enstitü ve çiftlik topluluğundan oluşan dünya genelindeki bir konfederasyon olduğunu görmüştür.

Şrila Prabhupada ki Jaya!

Cuma, Kasım 29, 2013

Şrimad Bhagavatam 1.Kanto ve Krişna Kitabı


Vedik Metinlerin ana dilimizde ne kadar az bulunabildiğini söylememe gerek yok. Hele hele güvenilir kaynaklardan olanların Türkçesini bulmak çok çok zor. Ne mutlu bize ki, Şri Şrimad Şrila Prabhupada'nın eşsiz çalışması vedik felsefe ve vedaların kreması olarak kabul edilen Şrimad Bhagavatam serisinin 1.Kantosunu 3 bölüm halinde ve 10. Kantonun öyküsel bir özeti olan Krişna Kitabı Türkçe olarak basıldı. Yani 4 yeni kaynak ana dilimzde meraklı okuyucularıyla buluşmayı bekliyor. Yeni kitapları Nişantaşı'ndaki merkezimizden alabilir ya da posta yoluyla adresininize yollayabiliriz. Bunun için benimle nrsimhakrsna@yahoo.com e-mail adresi üzerinden temasa geçebilir ya da 0532 5097196 numaralı telefondan görüşebilirsiniz.


Şrila Prabhupada ki Jaya!
Sevgilerimle,
Serhat

Çarşamba, Ocak 11, 2012

Guru Nedir?

Son zamanlarda spiritüellikle ilgili çalışmalar/gruplar çoğalmaya devam ediyor. Herkese göre bir yol mevcut. Ruh canlar karmalarına göre yaşamlarını sürdürüyor ve seçimleriyle hayatlarını şekillendirmeye devam ediyor. Başlangıcı ve sonu olmayan bir süreçte devam ettiği gibi. Bizz bhakti yoga uygulamasını takip eden adananlar için bir manevi öğretmen kabul etmek çok önemlidir. Manevi öğretmen kabul etmekle spiritüel hayatımıza yeniden başlayarak, ikinci doğumumuzu gerçekleştiririz. Fakat bu yolda da seçimlerimizi yaparken çok dikkat etmemiz gerekmektedir. Birçok yolda çeşitli uygulamalar mevcuttur fakat gurunun gerçek anlamını bilmez isek spiritüel hayatımızı negatif yönde etkileyecek adımlar atabiliriz. Sanskritçe isim almak sevdası ile ya da bir moda gibi gurum falanca filanca swami demek ile atacağımız adımların ilerideki tepkimelerine de razı olmalıyız. ISKCON (Uluslararası Krişna Bilinci Topluluğu) kurucu açaryası Şri Şrimad Bhaktivedanta Swami Prabhupada Science of Self Realization (Benlik İdraki Bilimi) isimli kitabında guru nedir sorusuna çok güzel bir açıklama getirmiştir. Eğer spirtüel hayat ile ilgileniyorsanız mutlaka bu satırları okumalısınız. Sizi kesinlikle aydınlatacaktır.     
"Karmalarına göre, tüm canlı varlıklar evrenler boyunca dolaşmaktadırlar: Bazıları daha yüksek gezegensel sistemlere ve bazıları da daha düşük gezegensel sistemlere gitmektedirler. Seyahat eden milyonlarca varlık içinde, Krişna’nın lütfu ile hakiki bir manevi öğretmen ile tanışma şansını edinen kimse çok talihlidir. Böyle bir kişi, Krişna ve Manevi Öğretmenin merhametiyle, adanma hizmetinin tohumlarını elde eder. (Caitanya Caritamrita, Madhya Lila 19.151)

ŞRİLA PRABHUPADA - BENLİK İDRAKİ BİLİMİ 
2. BÖLÜM 
GURU NEDİR? 

“Cehaletin en karanlığında doğdum ve manevi öğretmenim bilginin feneriyle gözlerimi açtı. O’na hürmetlerimi sunuyorum.”

Ajnana kelimesi “cehalet” veya “karanlık” demektir.  Eğer bu odadaki bütün ışıklar kapansa ne yanımızdakinin nerede oturduğunu, ne de nerede oturduğumuzu görebilirdik. Her şey karmakarışık olurdu. Benzer şekilde, bu maddi dünyada hepimiz, tamas yani karanlık içinde yaşamaktayız. Tamas veya timira  “karanlık” demektir. Bu maddi dünya karanlıktır, bu sebepten aydınlanmak için güneş ışığına veya ay ışığına ihtiyaç duyarız. Ancak, bir başka dünya daha vardır ki, bu spiritüel dünya karanlığın ötesindedir. Bhagavad-gita (15.6)’da bu dünya Şri Krişna tarafından şöyle açıklanmıştır:

“Benim bu meskenim ne güneş,  ne ay tarafından ne de elektrikle aydınlanır. Oraya bir kere ulaşan bir daha bu maddi dünyaya geri dönmez.”

Gurunun işi, öğrencilerini karanlıktan aydınlığa götürmektir. Bir kimsenin bilgi eksikliğinden dolayı hastalık kapması gibi, günümüzde herkes cehaletten acı çekmektedir. Eğer kişi temizlik kurallarını bilmezse hangi hastalığın bulaşacağını bilemez. Buna göre, hastalık cehalet yüzünden vardır ve hasta olup acı çekeriz. Bir suçlu, “yasayı bilmiyordum” diyebilir fakat bu işlediği suça mazeret olmayacaktır. Cehalet de bir mazeret değildir. Bunun gibi ateşin yaktığını bilmeyen bir çocuk, ateşe dokunduğunda yanacaktır.  Ateş “bu daha bir çocuk ve benim yakacağımı bilmiyor” diye düşünmez.  Hayır, mazeret yoktur. Tıpkı ülke yasaları olduğu gibi, katı doğa yasaları da vardır ve bu yasalar biz bilmesek de işlemektedir. Eğer cehaletten ötürü yanlış bir şey yaparsa bunun bedelini ödemeliyiz. Yasa bunu gerektirir. Ülke yasası ya da doğa yasası olsun, yasaya aykırı davranırsak bunun acısını çekme riskini de göze almış oluruz.

Gurunun görevi bu maddi dünyada hiçbir insanoğlunun acı çekmediğini görmektir. Hiç kimse acı çekmediğini savunamaz. Mümkün değildir. Bu maddi dünyada üç çeşit ıstırap vardır. Bunlar, maddi vücut ve zihinden ortaya çıkan ıstıraplar, diğer canlı varlıklardan oluşan ıstıraplar ve doğanın güçleri tarafından ortaya çıkan ıstıraplardır. Zihinsel acı içinde olabiliriz veya sivrisinek ya da çeşitli canlıların bize verdiği rahatsızlıktan dolayı acı çekebiliriz ya da daha üst güçlerin altında acı çekebiliriz. Yağmur yağmayabilir veya seller olabilir. Çok sıcak veya çok soğuk olabilir. Doğa tarafından birçok ıstıraba maruz kalabiliriz. Böylece, maddi dünyada bu üç çeşit ıstırap mevcuttur ve herkes en az birinden, ikisinden ya da üçünden dolayı acı içindedir. Hiç kimse acıdan tamamen kurtulmuş olduğunu söyleyemez.

Öyleyse niçin canlı varlık acı çekiyor diye sorabiliriz. Cevap şudur: cehaletten. Kişi, “hata yapıyorum ve günahkar bir hayata yöneliyorum, bunun için de acı çekiyorum” diye düşünmez.  Bu sebepten, gurunun görevi, öğrencilerini cehaletten kurtarmaktır. Çocuklarımızı okula acı çekmekten kurtulmaları için göndeririz. Eğer çocuklarımız eğitim almazlarsa, gelecekte acı çekmelerinden korkarız. Guru, bu ıstırabın karanlığa benzetilen cehaletten olduğunu görür.  Karanlıktaki biri nasıl kurtarılabilir?  Işık ile. Guru, bilginin fenerini alır ve karanlıkta yaşayan canlı varlığın önüne tutar. Bu bilgi onu cehalet karanlığının acısından uzaklaştırır. Kişi, bir gurusu olmasının mutlaka gerekli olup olmadığını sorgulayabilir. Vedalar, bizi şu şekilde bilgilendirir:

“Bunları doğru anlamak için, kişi alçakgönüllülükle, Vedaları öğrenmiş ve Mutlak Hakikat’e kendini adamış bir manevi öğretmene yaklaşmalıdır.”

Vedalar bize bir guru aramayı tembihler. Esasında herhangi bir guru değil, o guruyu bulmamızı söylerler. Guru, bir tanedir çünkü gurular zincirinden gelir. Vyasadeva’nın ve Krişna’nın beş bin yıl önce öğrettikleri, bugün de öğretilmektedir. Her iki öğreti arasında hiçbir fark yoktur. Yüzlerce, binlerce açarya gelip gitmiş olsa bile mesaj tektir. Gerçek guru iki tane olamaz, çünkü gerçek guru kendinden önce gelenlerin söylediklerinden farklı bir şey söylemez. Bazı spiritüel öğretmenler “Benim kanımca şunu yapmalısın” derler, ancak bu guru değildir. Bu gibi sözde gurular sadece bir sahtekardır. Esas guru, sadece bir fikre sahiptir  ve o fikir de Krişna, Vyasadeva, Narada, Arjuna, Şri Caitanya Mahaprabhu ve de  Goswamiler tarafından dile getirilmiş olandır. Beş bin yıl önce Rab Şri Krişna Bhagavad-gita’yı konuştu ve Vyasadeva onu kaydetti. Şrila Vyɖsadeva “bu benim fikrim” demedi. Bunun yerine, “Tanrının Yüce Şahsiyeti der ki” olarak yazdı. Vyasadeva’nın yazdığı her şey orijinal olarak Tanrının Yüce Şahsiyeti tarafından söylenmiştir. Şrila Vyasadeva kendi fikrini vermemiştir.

Sonuç olarak, Şrila Vyasadeva bir gurudur. Krişna’nın sözlerini yanlış yorumlamaz, sadece anlatıldıkları gibi aynen aktarır. Telgraf gönderdiğimizde onu gönderen kişi,  düzeltmek, düzenlemek ya da ona eklemeler yapmak zorunda değildir. O sadece sunumu yapar. Gurunun işi de budur. Guru, o ya da bu kişi olabilir ama mesaj hep aynıdır; bu nedenle guru tektir denir.
Gurular zincirinde sadece aynı konunun tekrarını buluruz. Bhagavad-gita (9.34)’da Şri Krişna şöyle der:

“Zihnini her zaman Beni düşünerek meşgul et, Bana adan, itaatini sun ve Bana ibadet et. Tamamen Benle yoğrul, emin ol ki Bana geleceksin.” Bu talimatlar tüm açaryalar, Ramanujacarya, Madhvacarya ve Caitanya Mahaprabhu tarafından tekrar edilmiştir. Altı Goswamiler de aynı mesajı iletmişlerdir ve biz sadece onların ayak izlerini takip ederiz. Hiçbir fark yoktur. Krişna’nın sözlerini, “Benim fikrimce, Kurukşetra savaş alanı insan bedenini sembolize ediyor” diye yorumlayamayız. Bu gibi yorumlar alçak kimseler tarafından öne sürülür.  Dünyada kendi fikrini veren pek çok sahte guru vardır ancak biz alçaklara meydan okuyabiliriz. Bir alçak guru,  “Ben Tanrıyım” ya da, “Hepimiz Tanrıyız”  diyebilir. Bu doğru olabilir, fakat sözlükten açıp Tanrı’nın ne demek olduğunu bulmamız gerekir. Genellikle, sözlük bize Tanrı kelimesinin, En Yüce Varlık demek olduğunu söyleyecektir. Bu guruya şöyle sorabiliriz: “Sen En Yüce Varlık mısın?” Bunu anlayamazsa, o zaman, ona En Yüce’nin anlamını söylemeliyiz. Her sözlük bize en yücenin “en yüksek otorite” olduğunu söyleyecektir. O zaman da, “sen en yüksek otorite misin?” diye sorabiliriz. Böylesine bir alçak guru, kendisinin Tanrı olduğunu iddia etse bile, böyle bir soruya cevap veremez. Tanrı En Yüce Varlık ve en yüksek otoritedir. Kimse O’na eşit veya ondan yüksek değildir. Ancak En Yüce olduğunu iddia eden bir sürü guru-tanrı vardır. Bu gibi alçaklar, maddi varoluşun karanlığından kaçışımızda bize yardımcı olamazlar. Bizim karanlığımızı, spiritüel bilginin feneriyle aydınlatamazlar.

Gerçek kutsal kitaplar, gerçek bir gurunun sadece yüce guruyu, Tanrı’yı temsil ettiğini söylemektedir. Bir guru, gurular zincirinin mesajını değiştiremez.

Şunu anlamalıyız ki, Mutlak Gerçek’i bulmak için bir araştırma yürütemeyiz. Caitanya Mahaprabhu kendisi söylemiştir, “Guru Maharaj’ım, manevi öğretmenim beni gerçek bir ahmak olarak görürdü.” Gurusunun gözünde gerçek bir budala olmasına rağmen, kendisi bir guruydu. Ancak, kişi, “Ben çok ilerledim, kendi gurumdan daha iyi konuşurum” derse bir budaladan başka bir şey değildir. Bhagavad-gita (4.2)’da Şri Krişna şöyle der:

“Bu yüce bilim gurular zinciri aracılığıyla alınır ve aziz krallar da bilimi bu şekilde anlamışlardır. Ancak zaman sürecinde zincir kırılmıştır ve böylece bilim kaybolmuş gibi görünmektedir.”

Bir guruya sahip olmak sadece modaya uymak değildir. Spiritüel hayatı ciddiye alan bir kimse bir guruya ihtiyaç duyacaktır. Bir Guru, kişinin spiritüel hayatı, Tanrı’yı, doğru davranışı ve Tanrı’yla arasındaki ilişkiyi anlaması için bir gerekliliktir ve kişi bu konuda çok ciddi olmalıdır.  Bunları anlamak konusunda ciddi olduğumuzda guruya ihtiyacımız vardır. Guruya, sadece günün modası olduğu için gitmemeliyiz. Teslimiyetle gitmeliyiz, çünkü teslim olmadan hiçbir şey öğrenemeyiz. Guru’ya yalnızca meydan okumak için gidersek, hiçbir şey öğrenemeyiz.  Guruyu, Arjuna’nın, kendi gurusu Şri Krişna’yı kabul ettiği gibi kabul etmeliyiz:

“Şu an, zayıflığımdan dolayı görevim ile ilgili aklım karıştı ve tüm sükunetimi yitirdim. Bu koşulda benim için en iyi olanın ne olduğunu Sana soruyorum. Şimdi Senin öğrencinim ve Sana teslim olmuş bir ruhum. Lütfen bana rehberlik et.” (Bhagavad-gita 2.7)

Bu, bir guruyu kabul etme sürecidir. Guru, Krişna’nın ve geçmişteki  açaryaların temsilcisidir. Krişna tüm açaryaların Kendi temsilcileri olduğunu söyler; öyleyse guruya da Tanrı’ya duyulan saygı duyulmalıdır. Vişvanatha Cakravarti Thakura’nın, manevi öğretmenine olan dualarında söylediği gibi: “Kişi, manevi öğretmenin lütfüyla, Krişna’nın rahmetini kazanır.” Böylece, eğer gerçek bir guruya teslim olursak, Tanrı’ya teslim olmuş oluruz. Tanrı guruya teslimiyetimizi kabul eder.
 
Bhagavad-gita (18.66)’da Krişna şöyle buyurur:

“Dinin tüm teferruatlarını bırak ve sadece Bana teslim ol. Seni bütün günahsal tepkilerden kurtaracağım. Sakın korkma.” Bazıları buna karşı gelebilir, “Krişna nerede ki? O’na teslim olayım.” Fakat hayır, süreç önce Krişna’nın temsilcisine teslim olmak; daha sonra Krişna’ya teslim olmaktır. Şöyle denir, Guru Tanrı kadar iyidir. Guruya saygılarımızı sunduğumuz zaman, Tanrı’ya saygılarımızı sunarız. Tanrı bilincine varmaya çalıştığımız için, Tanrı’ya saygının nasıl sunulduğunu, Tanrı’nın temsilcisi yoluyla öğrenmemiz gerekir. Tüm şastralarda, guru, Tanrı kadar iyi olan olarak tarif edilir, fakat bir guru asla “Ben Tanrıyım” demez. Öğrencinin görevi Tanrı’ya hürmetlerini sunduğu gibi, guruya da aynı şekilde hürmetlerini sunmaktır lakin bir guru asla ‘öğrencilerim bana Tanrı’ya gösterdikleri aynı saygıyı gösteriyorlar; bu sebepten ben Tanrı oldum’ demez. Böyle düşündüğü anda bir hayvan olur. Vişvanatha Cakravarti der ki; kintu prabhor yaɦ priya eva tasya. Tanrı’nın en güvenilir hizmetkarı olarak, guruya Tanrı’ya sunduğumuz saygı sunulur. Tanrı her zaman Tanrı’dır, guru her zaman gurudur.  Bir davranış bilgisi olarak, Tanrı ibadet edilir Tanrı’dır, guru ise Tanrı'ya ibadet edendir (sevaka-bhagavan). Bu sebeple guruya Prabhupada diye hitap edilir. Prabhu “Rab” demektir ve pada “konum” demektir. Yani Prabhupada “Rabbin konumunu almış olan” anlamına gelir. 

Gerçekten Tanrı bilimini anlamak konusunda ciddiysek guru şarttır. Bir guruyu kabul etmiş bir kişi zekice konuşur. Hiçbir zaman anlamsız konuşmaz. Bu, onun gerçek bir guruya sahip olduğunun göstergesidir. Manevi öğretmene kesinlikle saygılarımızı sunmalıyız ama aynı zamanda da onun emirlerini nasıl yerine getireceğimizi de hatırlamalıyız. Bhagavad-gita (4.34)’da Şri Krişna'nın Kendisi guruyu arama ve ona yaklaşma metodunu bizlere anlatır:

“Hakikati yalnızca bir manevi öğretmene yaklaşarak öğrenin. Teslim olmuş bir şekilde ondan sorun ve ona hizmet edin. Benlik idrakine varmış bir ruh size bilgiyi aktarabilir çünkü Hakikati görmüştür.” İlk süreç teslim olmaktır. Yüce bir kişi bulmalı ve kendi irademizle ona teslim olmalıyız.  Şastralar, bir guruya sahip olmadan önce, ona teslim olup olamayacağımızı anlamak için onu dikkatli bir şekilde tanımamızı buyururlar. Fanatik bir şekilde hemen bir guruyu kabul etmemeliyiz. Bu çok tehlikelidir. Guru da aynı zamanda öğrencisi olmak isteyen kişiyi, uygun olup olmadığını görmek için iyice tanımalıdır. Guru ile öğrenci arasında bir ilişki kurmanın yolu budur. Her şey bize sunulmuştur ancak bu süreci ciddiye almalıyız. Ancak o zaman nasıl gerçek bir öğrenci olunacağı bize öğretilebilir. Önce gerçek bir guru bulmalı, onunla ilişki kurup ona göre davranmalıyız. O zaman, hayatımız başarılı olacaktır, çünkü guru karanlıktaki dürüst öğrencisini aydınlatabilir.

Herkes bir ahmak ve budala olarak doğar. Eğer bilgili olarak doğsaydık, okula gitmemiz neden gerekirdi? Eğer bilgiyi geliştirmezsek, hayvandan bir farkımız kalmaz. Bir hayvanın kitaplara ihtiyacı yoktur, ben guru oldum diyebilir, ancak bilim ve felsefe üzerine otorite kitaplarından çalışmadan bir kimse bilgiyi nasıl elde eder? Sahte gurular bu gibi şeyleri geçiştirmektedirler. Hepimiz ahmak ve budala olarak doğduğumuzu ve aydınlanmamız gerektiğini anlamalıyız. Hayatımızı mükemmel kılmak için bilgi edinmeliyiz. Eğer hayatımızı mükemmelleştirmezsek, yenilgiye uğramışızdır. Nedir bu yenilgi? Yenilgi, varolmanın mücadelesidir. Daha iyi bir hayat elde etmek, daha üst bir konuma sahip olmak için çalışıyoruz ve bunun için çok mücadeleler veriyoruz. Ancak gerçek anlamda daha yüksek konumun ne demek olduğunu aslında bilmiyoruz.

Maddi dünyada hangi pozisyonda olursak olalım bundan vazgeçilmelidir. İyi ya da kötü bir konumumuz olabilir; her şekilde orada sürekli kalamayız. Milyonlarca dolar kazanıp, “Şimdi daha iyi bir konumdayım” diye düşünebiliriz. Ancak küçücük dizanteri veya kolera mikrobu konumumuzu sona erdirecektir. Banka batarsa, konumumuz sona erecektir. Yani aslında maddi dünyadaki konumun hiçbir iyiliği yoktur. Bu bir oyundur. Maddi dünyada bir konuma sahip olmaya çalışanlar sonuç olarak yeniktirler çünkü daha iyi bir konum yoktur. Bhagavad-gita (14.26) daha iyi konumun ne demek olduğunu söylemektedir:

“Kendini saf adanma hizmetinin spiritüel faaliyetleriyle meşgul eden kişi, bir hamlede maddi doğanın bağlayıcı güçlerini aşarak spiritüel platforma yükselebilir.”

Bize ölümsüzlüğün bilgisini veren bir bilim dalı var mıdır? Evet, ölümsüz olabiliriz ama maddi anlamda değil. Bu bilgiyi, üniversitelerde öğrenemeyiz. Ancak, Vedik kutsal yazıtlarında ölümsüz olabileceğimizin bilgisi vardır. Daha iyi konumumuz bu ölümsüzlüktür. Artık doğum yok, ölüm yok, yaşlılık yok, hastalık yok. Yani guru büyük bir sorumluluk alır. Öğrencisine rehberlik etmeli ve onun en mükemmel konuma, ölümsüzlüğe ulaşması için iyi bir aday olmasını sağlamalıdır. Guru öğrencisini evine, Tanrı’ya geri göndermek için yetenekli olmalıdır.

Yolunuz açık olsun,
Nrsimha Krişna das (Serhat)

Cumartesi, Aralık 24, 2011

BBT FAN KULUBU



Bhakti Yoga yolunu takip etmeye başladığımdan beri Şrila Prabhupada'nın tüm kitaplarını kendi ana dilim Türkçe okumak en büyük hayallerimden birisi olmuştu hep. Hayallerim gerçek oluyor. Şrila Prabhupada'nın kitapları birer birer Türkçe'ye çevriliyor ve yakında yayım evlerinin raflarında dünya üzerinde birçok insanın hayatını değiştiren çok özel kitaplar yer alacak. Türk okuyucunun Şrila Prabhupada eserleri ile tanışmasını beni fazlasıyla heyecanlandırıyor. BBT Türkiye üyelerinden birisi olarak küçük ama samimi ekibimizle çalışmalarımıza tüm hızımızla devam ediyoruz. Bir yandan da çeviri çalışmalarımızı herkesle paylaşmak istiyoruz. Bu amaçla BBT Türkiye Fan Kulübü isimli bir Yahoo Grubu oluşturduk. Vedik felsefe - Vaişnavizm ve Bhakti Yoga meraklıları bu gruba üye olarak BBT yayınlarını kısa kısa da olsa takip edebilirler. Grup web sitesi:

http://tech.groups.yahoo.com/group/bbtfanklubu/



Grup açıklamasında şunu göreceksiniz:

1972 yılında Şri Şrimad Bhaktivedanta Swami Prabhupada tarafından kurulan The Bhaktivedanta Book Trust (BBT) Vaişnava metinleri, destanları, Bahkti yoga kültürü ve felsefesinin dünya üzerindeki en büyük yayımcı kuruluşudur. BBT, özellikle Gaudiya-Vaişnava geleneğinde çalışmalar üzerinde durur.
BBT yayınları altmıştan fazla dilde mevcuttur ve kitaplar bu geleneksel metinleri açıklar. Ayrıca, MP3, CD, VCD, DVD ve multimedya sunumlara da ulaşmanız mümkündür. 
BBT yayınları içinde özet ölçekteki giriş kitapları ve kısa Sanskritçe özet çalışmaları elde edebilirken, Sanskritçe ve Bengalce yazılmış çok derin, destansı ve çoklu ciltli yorumlu çevirileri de bulabilirsiniz. 
BBT, Bhagavad-gita, Şrimad-Bhagavatam, Isopanişad, Narada-bhakti-sutra ve (Gaudiya adanma geleneğinden) Şri Chaitanya-charitamrita ve diğer birçok kitapları yayımlar. 
BBT yayım ailesi içinde Back to Godhead dergisi, Bhaktivedanta Arşivleri, Special Projects, Krishna.com ve Friends of the BBT’yi de bulabilirsiniz. 
Bu grupta amacımız Vedik Felsefesi ve Vedalara ilgi duyan ve felsefeyi özümseyerek takip eden kimselerle, bu kadim bilgileri BBT Türkiye aracılığı ile kendi ana dilimizde paylaşmaktır. 



BBT Türkiye ki Jaya!
Şrila Prabhupada ki Jaya! 


Sevgiler,
Nrsimha Krsna das (Serhat) 

Pazartesi, Haziran 20, 2011

Yaşamın amacı nedir?


Herşey gerçekten anlamsız ve gelişi güzel olsaydı o zaman bu sorunun kendisi anlamsız olurdu. ‘Yaşamın amacı nedir?’. Fakat pratikte bazen çok açık olarak görülmese de her şeyin bir sebebi olduğunu deneyimleriz:
“Mutfağı kim böyle dağınık bıraktı?” (birisi yaptı)
“Ben değil.” (Ben olduğumu kabul etmek istemiyorum)
“Neden?” diye sormak bizim birşeylerin arkasında bir amaç olduğunu kabul etmemize yatkınlığımızı gösterir ve bir bilinç (ya da kişi) amacın arkasındadır.
Bir keresinde gazetecenin birisi Şrila Prabhupada’ya yaşamın amacı hakkında sorar ve Prabhupada’nın hızlı cevabı şu şekildedir: “Hayatın amacı keyif almaktır.”
anandamayo ‘bhyasat

Bizim spiritual doğamızın gerçek amacı zevki aramaktır. Herkesin yaptığı da budur.  Vedalar yaşamın amacı hakkında detaylıca bilgi verir: Krişna, Yüce Hoşlanıcı tüm sebeplerin sebebidir ve sınırsız keyifli ilişkiler içine girmek için kendisini limitsiz olarak yayar. Kirşna’nın yaptığı budur.
Eğer keyif almak istiyorsak, temel olarak iki yol vardır:
1) Ben merkezli yaklaşım
2) Mutlak Hakikat merkezli yaklaşım
İkinci yolda nihai bir yaratıcı ve yönetmeni kabul ederek, nihai amaç ile uyum içinde hareket etmeye bhakti-yoga; gerçek spiritual yaşam denir. Bunun sonuçları gerçekte sonsuz keyiftir.
Birinci yolda Tanrı kavramı ve nihai amaç yoktur ya da herşey benim hakkımdadır ve herşeyin benim istediğim şekilde olmasını ümit etmek vardır. Bunun sonucuda kısa surely mutluluklar ve sona erdiğinde depresyonlar kaçınılmazdır. Bu materyalistik yaşamdır.
Bu konu hakkında dahafazla bilgi için İngilizceniz var ise şu linke tıklayabilirsiniz: Bhagavad-gita, Chapter 15, verse 7 Veya bana ulaşarak Türkçe Bhagavad-Gita edinebilirsiniz.
Seviglerimle,

Salı, Mayıs 31, 2011

Türkçe Şrimad Bhagavatam



Bir kaç önceki yazımda vedik literatürünün özü kabul edilen Şrimad Bhagavatam’dan bahsetmiştim. Benim ve bazı arkadaşlarımızın rüyasıydı Şrimad Bhagavatam’ı kendi ana dilimizde okumak. Şri Guru ve Gauranga’nın merhametiyle spiritüel rüyalar gerçekleşebilir. Uzun süren bir çalışmanın meyvesini aldık ve Şrimad Bhagavatam, Birinci Şarkı – birinci bölümü Türkçe olarak basıldı. Nasıl mı oldu? Bahar festivali için Macaristan, Krişna Vadisi’ni ziyarete gitmiştim. Arkadaşlarım Şebnem, Engin ve Grace’te bana eşlik ettiler ziyaretimde. Maalesef çok istememize rağmen çeviri hizmetinde çok ciddi çalışan Nilüfer Mataji bizlere katılamadı. Bu çeviri kendisinin çok ciddi bir emeğidir. Ayrıca, Macaristan yatrasından Sundara-rupa Prabhu bize her zamanki gibi inanılmaz destek olarak, tam zamanında kitabı baskıdan çıkardı. Gaura Şakti Prabhu’nun yaptıklarından bahsetmeye bile gerek yok. O olmasa her şey rüya olmaya devam edecekti.
Gaura Şakti Prabhu festivalden bir gün önce odasına çağırıp baskıdan çıkmış kitapları gösterdiğinde nefesim kesilmiş ve söyleyecek bir kelime bulamamıştım heyecandan. Hala önümdeki baskıya baktıkça aynı heyecanı hissediyorum. Bu kesinlikle Şrila Prabhupada ve Şri Caitanya Mahaprabhu’nun merhametidir.
Manevi öğretmenim HH Srila Şivarama Maharaj’ın Vyasa Puja kutlaması gününde çok heyecanlanmıştım. Öğleden sonra Gaura Sakti Prabhu, Adi Radhika Mataji, tatlı kızları Hladini & Padma ve ben ilk Türkçe Şrimad Bhagavatam kopyasını Guru Maharaj’a sunduk. Unutulmaz bir andı. Gurudeva kitabı eline aldığında çok mutluydu. Daha sonra bu sene aldığı en güzel Vyasa-puja hediyesinin bu kitap olduğunu söyledi.
Artık Türkçe konuşan insanlar da Tanrının Yüce Şahsiyeti, Şri Krişna hakkında derin felsefi anlayışa sahip olma şansına sahipler. Bu kitaptan edinmek isterseniz lütfen benimle bağlantı kurun.

Şrimad Bhagavatam ki Jaya! Transandantal kitaplar ki Jaya! Şrila Prabhupada ki Jaya!

Sevgilerimle,

Salı, Mayıs 03, 2011

Şrimad Bhagavatam

Vedalar çok farklı konulara değinir. Yüksek bir medeniyete ait kitaplardır ve bilginin tüm bölümlerini kapsar. Bunların arasında Şrimad Bhagavatam, Tanrı hakkındaki konularla özellikle ilgilenir. Şrimad güzel ya da zengin, Bhagavtam ise Tanrı ile ilgili demektir. Bu şekilde Şrimad-Bhagavatam‘ı 'Tanrı'nın güzel hikayesi' olarak çevirebiliriz.
Şrimad-Bhagavatam Tanrı’yı, bizlerin Onunla ilişkisini ve bu ilişkinin farkına varma yöntemlerini anlatır. 18,000 kıtası Tanrı’nın isimleri, suretleri, doğası, kişiliği, adananları, aktiviteleri, mekanları ve çok daha fazlası hakkında detaylı bilgiler verir.
Başlagıç bölümlerinden bir tanesinde Vedik literatürünün bir kısmını yazan ve gerisini derleyen bilge Vyasadeva’nın başarısına ragmen tatminizliğinden bahsedilir. Sonrasında Gurusunun talimatıyla Vedaların ağacının olgun meyvesi olarak adlandırılan Şrimad-Bhagavatam’ı yazmaya başlar.

Birçok dilde mevcut olan bu 12 şarkıdan oluşan şaheser bilgi kaynağını yakında Şrila Prabhupada yorumlarıyla birlikte Türkçe okuyabileceğiz. Gelişmelerden sizleri mutlaka haberdar edeceğim.
Sevgiler.

Salı, Kasım 16, 2010

Anne Sevgisi

Yumurtasiz elde acma baklava da mi olur demeyin. Oyle bir olur ki parmaklarinizi yersiniz. Bir insan vejetaryen olunca onceki yasantisindan sevdigi tatlari yiyemeyecegini dusunebilir. Aksine bu yiyeceklerin vejetaryen tarfileri daha da bir lezzetli oluyor. Annecigim her sene en azindan bir kere benim icin maharetli  elleriyle baklava acar. Hem de yumurtasizindan. Bu sefer amacim seyrederken hem yardim etmek, hem de ustadan bir seyler kapabilmekti. Ama bu cok ozel bir yetenek. Henuz ben ortaya cikaramadim kendimde. Annem super bir ascidir. Elbette her cocuk icin annesi en mukemmel ascidir ama bu farkli bir sey. Resimde gordugunuz sanat eseri 30 kat zar gibi acilan yufkadan ibarettir.
Annem cok saglikli olmasa da bu sahaser icin birkac saatini ve enerjisini tuketti. Anne sevgisi boyle bir sey iste. Cocugu mutlu olsun. Daimi iyi dilekcimiz, Srila Prabhupada bir annenin cocuguna duydugu  sevginin bu dunya uzerindeki en saf sureti oldugunu aciklar. Bu ruhu alabilsek ve tum tum dunya uzerinde herkes ile paylasabilsek ne harika olurdu degil mi? 

Koca tepsiyi tek basima yedigimi dusunmeyin lutfen. :) Vejetaryen arkadaslarimla birlikte tadini cikarttik. Paylasmaktan guzel bir sey var mi ki? 

Sevgilerimle,

Pazartesi, Kasım 15, 2010

Karmadan kacis yok!

Son iki gundur oldukca gerginim aslinda. Her sene kurban bayrami geldiginde benzer duygulari yasiyorum. Bugun araba kullanirken yanimdan gecen arabalarda gordugum inek ve koyunlarin caresizligi beni mahvetti. Bu tur manazaralarla karsilasmamak icin daha onceki senelerde hep yurt disina cikarak en azindan bu goruntulerden kaciyordum. Fakat bu sene Istanbul'dayim ve insanlarin can alarak kutladigi bayrami burada gecirmek durumundayim.

Aklima Srila Prabhupada'nin soyledikleri geldi bugun:


"Masum inekler ve diğer hayvanları öldürüyorsunuz fakat doğa intikamını alacaktır. Sadece bekleyin. Zamanı geldiğinde doğa tüm bu ahmakları bir araya toplayacak ve kıyım yapacaktır. Bitti. Kendi aralarında savaşacaklardır; Protestanlar ve Katolikler, Rusya ve Amerika, şu ve bu. Devam ediyor. Neden? Bu doğa yasasıdır. Tit e karşılık tat. “Öldürdün. Şimdi kendini öldür.”

Şrila Prabhupada


Evet, karmadan kacis yoktur. Bugun oldurenler icin yarin her sey tersine donecek ve roller degisecektir. Doga kanunlari mukemmel isler. Her birey kendi eylemlerinden sorumludur.

Sevgilerimle, 

Pazar, Eylül 19, 2010

Şri Nathji Prabhu ile...

Şri Nathji Prabhu ve eşi bizi Istanbul'da ziyaret ederek onurlandırdılar. Kendisi şu anda yetmiş yaşında ve ailesi Hindistan'da Bombay'da yaşıyorlar. İş için geldikleri Türkiye'de adananlar ile buluşmaktan çok memnun oldular. Çok özel adananlarla çok güzel bir birliktelik yaptık dört saat boyunca. Şri Nathji Prabhu'nun ağzından dökülen cümleler tam bir nektar kıvamında idi. Şri Nathji Prabhu 1971-1977 yılları arasında Iskcon kurucu Açarya'sı olan ebedi iyi dilekçimiz Şrila Prabhupada ile tam zamanlı birlikte olmuş. Yaşadıklarını, Şrila Prabhupada'nın onu bir adanan olması için yaptıklarını anlatırken o kadar şeffaf ve samimi idi ki bizler de onunla birlikte o anları yaşamış olduk. Ayrıca kişisel olarak Şrila Prabhupada'nın şöforu olmuş. 1977'de Prabhupada'nın Vrindavan'a olan son seyhatinde de şöforü kendisi imiş. O yolculuktan çok özel anları bizimle paylaştı. Şrila Prabhupada-katha doyumsuz bir tatta idi.
Şri Nathji Prabhu Istanbul'a gelirken belki adananlarla buluşurum diye yanında getirdiği hediyeleri mutlulukla bizimle paylaştı. Bunlardan bir tanesi "The Glories and Pastimes of Şrimati Radharani" isimli kitaptı. Bu kitaptan okuyrak Şrimati Radharani'ye ait çok güzel lilaları aktardı bizlere. Sonrasında eşsiz sesiyle bize önce çok güzel bir kirtan ardından da opera ziyafeti verdi.
Bizler bu çiftin birlikteliğinden inanılmaz mutlu olduk. Bir dahaki ziyaretlerinde buluşmak için söz aldık. Adananlarla birlikte dolu dolu dört saat nasıl geçti anlamamıştık. Ayrılırlarken hem onlar, hem de biz çok mutlu idik. Tekrar görüşmek üzere Şri Nathji Prabhu...

Salı, Eylül 07, 2010

Yeni Kitaplar!

Her gün sabah 09:00'da manevi öğretmenim Srila Swami Maharaja ile evinde görüşmlerimiz oluyor. Bana Istanbul' dönene kadar her gün puja yaptığı saatte evinde kendisi ile görüşmemizi söylediğinde kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu. Bugün Türkçe'ye çevrilen ve bir yayıncı kuruluş tarafından yakında dağıtımı yapılarak kitapçıların raflarında göreceğimiz 2 yeni kitabı manevi öğretmenime götürdüm. Vedalardan Şrila Prabhupada'nın açıklamalarıyla Karma ve Reenkarnasyon hakkında çok fazla bilgiye sahip olabileceğiniz ender bilgi kaynaklarından olan bu kitapları, konu ile ilgileniyorsanız mutlaka edinmelisiniz. Eminim ki, bu kitaplar sizin bilgi hazinenize katma değer katacak ve daha önce hiç düşünmediğiniz taraflarından konuları değerlendirme şansı bulacaksınız.
Şrila Prabupada'nın bir öğrencisi olan manevi öğretmenim gurusunun yeni kitapların basılması nedeniyle ne kadar mutlu olduğunu anlatırken kendi mutluluğu da gözlerinden okunuyordu. Doğa Yasaları daha çok Karma üzerinde durarak evrendeki işleyen Yanılmayan Adalet'i ele alırken, Reenkarnasyon bilimi de reenkarnasyon hakkında bugüne kadar en fazla açıklamanın yapıldığı kitap olarak biliniyor.

Keyifli okumalar!

Cuma, Eylül 03, 2010

Şrila Prabhupada Vyasa Puja

Şrila Prabhupada'nın beliriş günü özellikle ISKCON adananları için  çok özel bir gündür çünkü dünyanın dört bir yerinde neşe içinde ebedi kurtarıcaları Şrila Prabhupada'yı yüceltirler. Biz de Krişna Vadisi'nde muazzam bir kutlama yaptık.
Peki kimdir Şrila Prabhupada? Daimi iyi dilekçimizin kısa bir biyografisini sizlerle paylaşıyorum:

Şri Şrimad A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada 1896 yılında Hindistan Kalküta’da dünyaya geldi. Manevi öğretmeni, Şrila Bhaktisiddhanta Sarasvati Goswami ile ilk olarak 1922 yılında Kalküta’da tanıştı. Bhaktisiddhanta Sarasvati ünlü bir din bilgini ve Hindistan’daki Gaudiya Matha (altmış dört merkezli bir Vaişnava hareketi)’nin kurucusuydu. Bhaktisiddhanta Sarasvati, bu eğitimli genç adamı sevdi ve ona hayatını Vedik bilgisini öğretmeye adaması için ikna etti. Şrila Prabhupada onun öğrencisi oldu ve 1933’te onun öğrencisi olarak inisiyasyon aldı.
Şrila Bhaktisiddhanta Sarasvati ilk görüşmelerinde ɹrila Prabhupɖda’dan Vedik bilgisini İngilizce olarak yayınlamasını istedi. Takip eden yıllarda, Şrila Prabhupada Bhagavad-gita üzerinde bir yorum yazdı ve Gaudya Math’a hizmetinde yardımcı oldu. 1944’te on beş günde bir İngilizce olarak Back to Godhead dergisini yayımladı. Şrila Prabhupada tek başına makaleleri yazdı, onları bastı, müsveddeleri daktiloda yazdı, ilk tahsisleri kontrol etti ve hatta şahsen kopyaları dağıttı. Bu dergi şimdi öğrencileri tarafından değişik dillerde basılmaya devam etmekte ve tüm dünya genelinde dağıtılmaktadır.
1950’de Şrila Prabhupada yazı ve çalışmalarına daha fazla adanmak için aile hayatından emekli oldu. Tarihi Radha-Damodara Tapınağı’nda mütevazı koşullarda yaşadığı kutsal şehir Vriindavan'a gitti. Orada seneler boyunca derin araştırma ve yazma ile meşgul oldu. 1959’da feragat yaşamını (sannyasa) kabul etti. Şrila Prabhupada’nın hayatının eseri Şrimad-Bhagavatam (Bhagavata Purana)’nın on sekiz bin kıtasının, tam yorumuyla çok ciltli çevirisine Radha-Damodara Tapınağı’nda başladı. Bhagavatam’ın üç cildini yayımladıktan sonra, Şrila Prabhupada kargo gemisiyle New York Şehrine seyahat etti. Gerçekte meteliksizdi, fakat manevi öğretmeninin görevini başarılı kılma amacına sahipti. Amerika’ya indiği gün, gökdelen binaların etrafını kaplamış olan gri pusu gördü, günlüğüne şu kelimeleri karaladı: “Benim Sevgili Rabbim Krişna, eminim ki, bu transandantal mesaj kalplerine işlediğinde, kesinlikle sevinecekler ve böylece hayatın tüm mutsuz koşullarından kurtulacaklar.” Altmış dokuz yaşındaydı, yalnız ve çok az olanağa sahipti, fakat spritüel bilginin zenginliği ve sergilemiş olduğu adanma, gücün sarsılmaz bir kaynağı ve ilhamıydı.
Harvard Üniversitesi tanrı bilimcisi ve yazarı Harvey Cox şöyle yazar, “Çok ilerlemiş bir yaşta, birçok insanın defnelerinde dinlendiği zaman, Şrila Prabhupada kendi manevi öğretmeninin emrine dikkatini verdi ve zor ve zahmet gerektiren Amerika seyahatine kalkıştı. Şrila Prabhupada şüphesiz, binlerce öğretmenden biriydi. Fakat diğer taraftan, binde biri belki de bir milyon içerisinden biri idi.”
Şrila Prabhupada 1966’da daha sonra Hare Krişna hareketinin resmi ismi olan, Krişna Bilinci Topluluğu’nu kurdu.
Takip eden yıllarda, Şrila Prabhupada yavaş yavaş onlarca, binlerce takipçiyi cezp etti, yüzden fazla aşram ve tapınak kurdu ve çok sayıda kitap yayımladı. Hindistan’ın çok eski spritüel kültürünü yirminci yüzyıl Batı dünyasına nakletmesindeki başarı takdire şayandır.
Şrila Prabhupada 1968’de üç adanan çifti, Krişna bilincini Birleşik Krallık’a yaymak için gönderdi. Başlangıçta, bu adananlar misyonlarını takdir eden Hindu aileler tarafından gözetildi, fakat kısa zamanda Londra’da Oxford Caddesinde mantra söylemeleriyle çok tanınır hale geldiler. Times gazetesinde bir başlıkta, “Krişna Mantrası Londra’yı Şaşırtıyor.” Fakat maha-mantra kısa zamanda meşhur oldu. Şrila Prabhupada’yı tanıyan ve İngiltere’ye gelen adananlar önünde mantra söyleyen Birinci Beatle George Harrison, yardım etmek istedi. Mantranın bir kaydını Beatles’ın Apple etiketi üzerine üretmeyi organize etti. Bu Britanya’da Top On’a girdi ve diğer bazı ülkelerde bir numara oldu.
Şrila Prabhupada İngiltere’ye geldiğinde, British Müzesi yakınında, Bloomsbury’deki iş devam ederken, John Lennon’un Tittenhurst’taki malikanesinde misafir edildi. Kasım 1969’da Şrila Prabhupada Avrupa’daki ilk tapınağı Radha-Krişna tapınağını açtı. Hareket büyüdü. Bir kez daha George Harrison Hertfordshire’da Tudor krallarına ait güzel bir malikane evini bağışlayarak yardım etmek istedi. Şimdiki ismi Bhaktivedanta Manor olan yer, Topluluğun Britanya’daki ana eğitim merkezidir.
Krişna’nın yeni adananları, topluluk içerisindeki mantra söylemeleri ve Şrila Prabhupada’nın Vedik bilgisi kitaplarını dağıtmalarıyla, çok kısa sürede dünya genelinde başlıca şehirlerde görünür oldular. Yıl boyunca eğlenceli kültürel festivaller sahnelemeye başladılar ve dünya genelinde milyonlarca tabak (prasada olarak bilinen) Krişna’ya sunulmuş lezzetli yiyecekler sundular. Sonuç olarak ISKCON yüzlerce binlerce insanın hayatını kayda değer bir şekilde etkiledi. Hint tarihi ve kültürü üzerine dünyanın önde gelen otoritelerinden A.L. Basham şöyle yazmış, “Hare Krişna hareketi yirmi yıl içerisinde yanında hiçbir şey olamadan yükseldi ve tüm Batı dünyasında bilinir oldu. Bu Batı dünyası tarihinde önemli bir geçektir.”
Sadece on iki yıl içerisinde, ilerlemiş yaşına rağmen, Şrila Prabhupada konferans turlarından on dört kez dünyayı gezdi ve bu, onu altı kıtaya götürdü. Yine de bu enerjik program onun verimli edebi randımanını azaltmadı. Yazıları, Vedik felsefesi, dini ve kültürünün gerçek bir kütüphanesini teşkil eder.
Doğrusu Şrila Prabhupada’nın en kayda değer katkısı kitaplarıdır. Yetkisi, derinliği ve açıklığı ile akademisyenler tarafından oldukça saygı duyulur, kitapları birçok sayıdaki üniversite kurslarında ders kitabı olarak okutulur.
Oxford Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde bir profesör olan Garry Gelade kitapları hakkında şunu yazmıştır: “Bu metinler hazinedir. İnanç ya da felsefi ikna etmede bu kitapları açık bir zihin ile okuyan hiç kimse hareket etmede ve etkilenmede başarısız olamaz.” Ve Bucknell Üniversitesi Sanat ve Bilim Koleji Dekanı Dr. Larry Shinn şöyle yazmıştır: “Prabhupada’nın Tanrı’ya olan kişisel hürmeti ona gerçek otoriteyi vermiştir. Kutsal metinlerin tüm emirlerini sergiledi, farkındalığın tuhaf bir derinliği ve üstün bir şahsi örnek, çünkü o gerçekte ne öğrettiyse onu yaşamıştır.”
Yazıları 79 dile çevrildi. Bhaktivedanta Book Trust, 1972 yılında Şri Şrimad’ın çalışmalarını yayımlamak için kuruldu, bu sebeple Hint dini ve felsefesi alanındaki dünyanın en büyük yayımcısı oldu. 2005 yılına kadar 79 dilde 450 milyon kopya satılmıştır.
14 Kasım 1977’de bu dünyadan göçmeden önce, Şrila Prabhupada Topluluğa rehberlik etmişti ve onun yüzden fazla aşram, okul, tapınak, enstitü ve çiftlik topluluğundan oluşan dünya genelindeki bir konfederasyon olduğunu görmüştür.

Şrila Prabhupada ki Jaya!